ALİ ŞİASI

ALİ ŞİASI


Beğenmenizi ümit ederek, Ehlibeyt inancını gecesi-gündüzü olmadan ülkemizin en ücra köşesinde yaşayan Ehlibeyt aşıklarına ulaştıran, birliğin ve kardeşliğin teminatı fedakâr alim arkadaşlarıma takdim ediyorum.

ALİ ŞİASI

Şiir zebani haldir ruh vermek için meclise

Belki şefaat olur kıyamet gününde…

Ehlibeyt uşşakları safında bize

Ehlibeyt yolunda

Ha Kevser, ha Zeynebiye

Veya Alulbeyt, tabi ki birdir

Çünkü hepsinde Ebu Turap, Haydar Ali’dir

Kimin için okuyayım dedim?

İmam Ali dediniz

Ali’yeee!?

Sanki felsefe kitabı yaz diyorsun deliye

Âlimler der muarrif muarraftan â‘la olmalıdır

Heceru-l Esved’i Ali’nin evine Peygamber koymalıdır.

Ali’yi Peygamberden sorun benden değil

Sadece Ali Şiasının vasıfları aciz kalemimdedir.

Kapıp defteri kalemi diz vurdum üstadın mahzarına

Basınca heybeti tuttum vakardan

Vusul edip ebedi koydum cebime

Ya Ali medet! deyip başladım

Ovsafı Şia’yı Ali’ye:


Ali Şia’sı merttir, kanındadır yiğitlik

En küçük sıfatı keramettir

Ali Şia’sı adını Ali’den almıştır

Onun toprağına velayet çamuru katılmıştır

Suyu Kevser suyudur kıvamı Turi Sina’dan

Veçhinde iman ışığı parlar, nuru Hira’dan


Ali Şia’sının tevhitle başlar şehadeti

Nübüvvet gözleridir velayet yüreği

Adalet ölçüsüdür ahiret hedefi


Ali Şia’sı merttir namert olmaz

Düşman önünde settir sırtından vurulmaz

Cesareti Süreyya’dır dünyalar almaz

Ali’ye sadıktır yolda koymaz, Ali Şia’sı


Kerbela mührünün nuru parlar alnından

Fırat’ın hasret suya akar göz pınarından

Hüseyin yolunda feda etmeye hazırdır
…varından yoğundan

Varılmaz dağların ardındaki esrardır Ali Şia’sı


Hüseyin gemisini gözyaşları okyanusunda getirdi Ali Şia’sı

Rıhtımlardan rıhtımlara Zeynep nidasını götürdü Ali Şia’sı

Zulmün kalelerini bir bir yıktı bitirdi Ali Şia’sı

Ateşte erimez, imanı çeliktendir.


Gece namazlarında Allah’adır raz-o-niyazı

Soğuk gecelerin baharı yazıdır, Ali Şia’sı


14 asır vuruldu kovuldu ama YORULMADI

Asıldı kesildi ama EĞİLMEDİ

Aşağılandı ama EZİLMEDİ

Alevi sancağının dalgalanan heybetidir Ali Şia’sı


Ali Şia’sı vefalıdır ihanet etmez

Kalbi ilahi rahmetle doludur kin gütmez

Dost taşı güldür onu asla incitmez

Minber tüfeğine Mikrofon kurşunu koyup

dostunu vurmaz Ali Şia’sı


Mina’nın kurbanıdır

Arafat’ın furkanıdır

Velayet nurunun öbür yanıdır Ali Şia’sı



Ne zannediyor bu Ali düşmanı kefere

Ali Şia’sı velayet uğrunda ölür on bin kere

Şimdi de meydandan sıvışmak istiyor hergele

Büyük şeytanı arkasına çağırıp

Paçayı kurtarmaya çalışıyor Emr-i Âs tohumu kertenkele


Bre başı dal sonu gaf olan Tekfirci keçisi

Sen dua etsen ne olur etmesen ne olur

Boynunda lanet madalyonu bak üzerinde yazıyor

“Büyük şeytanın elçisi”


Onda Musa’nın kahrı vardır Eyyub’un sabrı

Yusuf’un cemali, İbrahim’in imtihanı

Müminler onların nuruyla bulurlar yollarını

Mukarreb Cennetinin sakinleridir Ali Şia’sı


Bağcılar’da vahdettir, Halkalı’da gayret

Sanayi’de adımdır, Kars’ta mert

Bahçeli evlerde barıştır Kevser’de keramet

Iğdır’da menbedir Tuzluca’da himmet

Yalova’da gariptir Bursa’da hikmet

Her karış karış vatanımın gülüdür Ali Şia’sı


Yiğitlerin Ebulfazl koludur

Müminlerin hak yoludur

Niçin durmuşsun artık haykır

“Dünya Müslümanlarının onurudur” Ali Şia’sı


Adımları vakarlıdır kibir bilmez

Rızıkları alın teridir haram yemez

Fakirliği servetidir kimseler bilmez

Dünyada tek kalsa zulme eğilmez

İlmiyle irfanıyla kâmildir ali Şia’sı


İrfan onunla arif oldu

Ahlak onunla edep buldu

Felsefe onun elinde yoğruldu

Allah’ıyla Kuran’ıyla mümindir Ali Şia’sı


Biz bu yola yürek koyduk başımız koltuktadır

Geçmişe saygı gelecek yoldadır

Evin abâd Sunni kardeş bak!
Düşman dört bir koldadır

Dostuna değil ona vur!

KARDEŞİNDİR ALİ ŞİA’SI


Rahmi Onurşan Rahmani

Google+ WhatsApp