Caferi Alimlerde Otokontrol Sistemi

Caferi Alimlerde Otokontrol Sistemi


 

Bismillahirrahmanirrahim
Geçtiğimiz hafta Başbakan  Yardımcısı Sayın Bekir Bozdağ’ın ülkenin doğu ve güneydoğu bölgelerinde “mele” unvanı ile halk arasında etkin olan, sözleri toplumu durduran veya harekete geçiren medrese eğitimli imamların düzenlenecek bir sınavla diyanetin kadrosuna alınması yönünde bir açıklaması oldu. Ayrıca bu proje kapsamında Caferi âlimlerine de kadro tahsis edilmesini, böylece onların başkaları tarafından kontrol edilmelerinin engellenmiş olacağını ifade etti.
Caferi âlimleri, Kurân-ı Kerim ve önceki semavi dinlerin açık bir emri olan “takva” desturunu kendileri için bir “otokontrol sistemi” kıldıkları için tarihin hiçbir döneminde hiçbir kişi veya kurumun kontrolü altına girmemişlerdir.Esasen herhangi bir kişi veya kurumun kontrolü altına girmeyi, “takva otokontrolünden” daha açık bir ifadeyle, dinin özünden çıkış olarak telakki etmişlerdir. Onların halk üzerinde etkin olmaları, sözleriyle toplumu harekete geçirmeleri veya durdurmaları da zaten bu özelliklerinin bir tezahürüdür.Bu mektebin mensubu olan insanlar asla “takva”sız âlimlere itina ve ittiba etmez.BinaenaleyhSayın Bakana şunu söylemekte fayda var; Caferi âlimleri temsil ettikleri dinin dışında hiçbir kişi veya kurumun kontrolü altında olmamıştır ve olmazlar! Onlar, sadece temsil ettikleri mektebin emirlerinin kontrolü ve sorumluluğu ile hareket ederler. Dolayısıyla sizin zannettiğiniz gibi birilerinin onlar üzerinde kontrolü söz konusu değildir. Ancak onları sünni bir kurum olan diyanetin kontrolü altına almakistemenizle neyin peşindesiniz ve farz-ı muhal böyle bir kontrolle ne yapmak istiyorsunuz?! Kadrolaştırma siyaseti ile Ehlibeyt mektebinin içini boşaltmayı, uzun vadede bu mektebe mensup olan insanları asimile etmeyi düşünüyor olabilirsiniz. Bu kaygının yasal düzenlemelerle giderilmesi de imkânsızdır. Hele “devlete bağlı Caferi Diyaneti oluşturulursa bu kaygı bertaraf olur” söylemi açık bir gaflettir. Zira bunda da memurluk sistemi, takvanın kontrolünden çıkış ve bir kurumun kontrolüne giriş vardır ve bu bizim mektebin genetiğine aykırıdır.
Geçmişte defalarca bu plan devreye sokulmuş olmasına rağmen her defasında “takva otokontrolü” ile hareket eden basiretli âlimlerimiz gerekli cevabı vermiştir.
Ehlibeyt mektebine mensup olan âlimlerimiz tarihin her döneminde dini tebliğ etmeyi şer-i bir vazife telakki etmiş ve bunun karşılığında ücret istemeyi haram saymıştır.Halkımız ise tüm hayatını insanlara dini vecibelerini öğretmek ve onları irşad etmeye adamış olan bir âlimin geçimini sağlamayı inancının bir gereği saymıştır.Âlim ile cemaat arasındaki bu irtibat doğal olarak karşılıklı sorumluluk hissi doğurmuştur; âlim, cemaate doğruları anlatmayı kendisine bir görev bilmiş, cemaat ise kendisini cehaletin karanlığından ilmin aydınlığına çıkaran âlimi, bir baba gibi görmüş; onun geçimini sağlamayı da kendisine bir vazife saymıştır. Dikkat edilecek olursa bu sistemde herkes sorumluluk hissiyle hareket eder ve kimse kimsenin kontrolünde değildir. Yine dikkat edilirse burada cemaati harekete geçiren veya durduran âlim değildir, ilimdir ve dini sorumluluktur.
Bugün maaş karşılığı din hizmeti verenlerin maaşı kesilecek olursa bu sözlerin ne kadar da isabetli olduğu daha net anlaşılır. Birkaç ay önce bir haber okumuştum: “Gecenin geç saatlerinde bir pavyonda uygunsuz halde görüntülenmiş olan imama ceza vermek istediklerinde kendisini şu şekilde savunmuş: Benim mesai saatim dışında özel hayatıma hiç kimse karışamaz. Eğer mesai saati içinde böyle bir davranış sergilemiş olursam, ancak o zaman bana hesap sorabilirsiniz.”
İşte bu yüzden Ehlisünnet camiasında âlim ile cemaat arasında bizim camiada olduğu gibi sıcak ve samimi bir irtibat yoktur. Cemaatin çoğu arkasında namaza durduğu imamın ismini bile bilmez. Çünkü aralarında birbirlerine karşı sorumluluk yoktur.
Kurân mantığına göre ise mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerine karşı sorumludurlar; iyiliği emrederler ve kötülükten men ederler….. (hepsi) Allah ve Resulünün kontrolündedirler. (İmamı da cemaati de)…. (Tevbe 71)
Selam ve dua ile…

Google+ WhatsApp