Çocuk Din Eğitiminde Ebeveynlerin Rolü

Çocuk Din Eğitiminde Ebeveynlerin Rolü

Evlatlarınıza namazı öğretin ve sekiz yaşına geldiklerinde onları namaz hakkında uyarın

Çocuk Din Eğitiminde Ebeveynlerin Rolü

Burada sorulan sorular şunlardır:

1- Acaba bu sorumluluk ebeveyn için zorunlu mudur yoksa tercihli ve müstehap mı?

2- Bu sorumluluğun söz konusu olduğu durumlar nelerdir?

3- Çocuklar kaç yaşına kadar ebeveynin sorumluluğu altındadır?

Dinî Eğitimde Ebeveynin Sorumluluğunun Zorunlu Veya Tercihli Olması

İlk soru –yani ebeveynin evlatlarının dinî eğitimiyle ilgili sorumluluğunun zorunlu mu yoksa tercihli mi olduğu- hakkında denmelidir ki: Fakihler çocukları namaza, oruca ve bu türden ibadetlere zorlamanın müstehap olduğuna dair fetva vermişlerdir. Şu anlamda ki ebeveynlerin kendi çocuklarını namaza ve oruca zorlamaları müstehaptır. Ancak haramlardan sakındırma hakkında onları sakındırmanın vacip olduğuna dair fetva vermişlerdir. Örneğin çocukları gıybetten ve benzerlerinden sakındırmayı çocuğun velisine vacip bilmişlerdir.[1] Bu esas üzere denilmelidir ki: Bu alanda ebeveynin sorumluluğu zorunlu değil, müstehap ve tercihlidir. Şu anlamda ki eğer bir anne veya baba evlatlarının dinî eğitiminde ihmalde bulunursa, örfe ve şeriate göre iyi bir işi terk etmiş olsa da, bir vacibi terk etmemiş ve neticede bir günah işlememiştir. Her halükârda bu görüşe göre ebeveynin bu konudaki sorumluluğu tercihlidir ve imkân ölçüsünde bunu yapmaktan kaçınmamaları iyidir.

Bununla birlikte ayetlerin ve rivayetlerin zahirine bakarsak bu sorumluluğun tercihli ve müstehap değil, zorunlu olması ihtimali de vardır. Zira eğer bu sorumluluk tercihe bağlı ve müstehap olsaydı ve Tahrim suresindeki ayet sadece müstehap olduğunu gösterseydi Peygamber (s.a.a) sahabesi ayetin nüzulünden sonra ağlamaya başlamazdı. Eğer onun ağlaması, yanlış anlamasından kaynaklansaydı Resulullah’ın (s.a.a) bu ağlama karşısında bu emrin müstehap olduğunu ve terk etmenin cezasının ve azabının olmadığını söylemesi gerekirdi. Hz. Ali (a.s) de bir rivayette şöyle buyurmuştur:

Evlatlarınıza namazı öğretin ve sekiz yaşına geldiklerinde onları namaz hakkında uyarın.[2]

Bazı rivayetlerde de ebeveyne, evlatlarına namazı emretmeyle bir sonuca ulaşamazlarsa onları cezalandırma izni verilmiştir.[3] Uyarı ve ceza da müstehap ve tercihe bağlı oluşla uyumlu değildir ve en azından müekked müstehap ve vacibe yakın olduğunu göstermektedir.

 

[1]Hekîm, Seyyid Muhsin; Mustemseku’l-Urveti’l-Vuska, C. 7, s. 102, 36. madde.

[2] Vesâilu’ş-Şia, C. 3, s. 13, 8. rivayet.

[3] Örneğin bkz.a.g.e.; 7. rivayet.

Google+ WhatsApp