Kategori : el-Mizan (1)

Bakara 130-134

Bakara 130-134

"Andolsun ki, biz onu dünyada beğenip seçmiştik." İfadenin orjinalinde geçen "istafâ" fiili bir şeyin özünü almak, onu karıştığı başka unsurların arasından seçip çıkarmak demektir.

Bakara 135-141

Bakara 135-141

Tevhit ve vahdet dini olan Allah'ın dinini kişisel ihtiras ve arzular boyası ile boyadılar. Oysa din birdir, tıpkı din aracılığı ile kulluk sunulan ilâhın bir olması gibi.

Bakara 142-151

Bakara 142-151

Ayetler üzerinde düşünüldüğü zaman, belli bir sıralama içinde, birbirleriyle uyumlu olarak bir bütünlük oluşturdukları ve bir düzene tâbi oldukları görülecektir.

Bakara 152

Bakara 152

Yüce Allah, içlerinden bir peygamber göndermiş olmasını, hem Hz. Peygambere, hem de Müslümanlara yönelik bir lütuf olarak nite-lendiriyor.

Bakara 153-157

Bakara 153-157

Ele aldığımız bu beş ayetin akışı bir bütünlük oluşturuyor. Cümle-ler arasında sözel vurgu ve bir ahenk var. Cümlelerin ifade ettikleri anlamlar ise, iç içe girmiş durumdadır.

Bakara 158

Bakara 158

Safâ ile Merve Mekke'de bulunan iki yer adıdır. Hacılar bu iki yer arasında sa'y dediğimiz hac mevsimine özgü ibadeti yerine getirirler.

Bakara 159-162

Bakara 159-162

Nitekim yüce Allah şöyle buyuruyor: "Sen hanif (mutedil) olarak yüzünü doğruca dine çevir; Allah'ın yaratmada esas aldığı fıtrata ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler."

Bakara 163-167

Bakara 163-167

Ayetlerin akışı uyumlu ve sürükleyici bir ifade tarzına sahiptir. Önce, Allah'ın tekliği ve ortaksızlığı gündeme getiriliyor; buna ilişkin evrensel kanıtlar sunuluyor.

Bakara 168-171

Bakara 168-171

Ey insanlar, yeryüzünde bulunan helâl ve temiz şeylerden yiyin... bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder." Helâl, işlenmesi yasak demek olan haramın karşıtıdır.

Bakara 172-176

Bakara 172-176

"Ey inananlar, size verdiğimiz temiz rızklardan yiyin." Daha önce tüm insanlara yöneltilen genel hitaptan sonra müminlere yöneltilen özel bir hitaptır bu.

Bakara 177

Bakara 177

Deniliyor ki: Kıblenin Kudüs kentindeki Beyt'ül-Mukaddes yerine Mekke'deki Kâbe olarak değiştirilmesi insanlar arasında bir tartışmaya, sert münakaşalara yol açtı.

Bakara 178-79

Bakara 178-79

"Ey inananlar, öldürülenler de kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın." Bu hitabın özellikle müminlere yönelik olması, bu hükmün Müslümanlara özgü olduğuna ilişkin bir işarettir.

Bakara 180-182

Bakara 180-182

"Birinize ölüm geldiği zaman, eğer geride bir hayır bırakacaksa... vasiyet etmek size yazıldı." Bu ayet-i kerime zorunluluk ifade ediyor.