Siz Aleviler İmam Ali Hareminin (Türbesinin) Güvercinleri idiniz
Uçurdular Sizi Buralardan
Artık Geri Dönme Vaktiniz Gelmedi mi?
Ayetullah Sistani:

Ana Sayfa

Hakkımızda

Foto Galeri

Multimedia

İletişim

Ziyaretçi Defteri

Kategoriler

KATEGORİLER

ÜYELİK

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

BİR AYET

BİR HADİS

FOTO GALERİ

ÇOK OKUNANLAR

 
 
 
 
İmam Zeynelabidin’in Hayatına Kısa Bir Bakış
 
 

03/06/2014

İmam Ali b. Hüseyin (a.s), Ehlibeyt İmamlarının (a.s) dördüncüsüdür. Dedesi; Emirü'l-Müminin, Resulullah'ın vasisi, ilk Müslüman, risaletine ilk inanan, sahih bir hadiste belirtildiği gibi, Resulullah'ın (s.a.a) yanında, Harun'un (a.s) Musa'nın (a.s) yanındaki derecesine eş bir dereceye sahip olan Ali b. Ebu Talib'dir.[1]

Babaannesi; Resulullah'ın (s.a.a) kızı, ciğerparesi ve babasının nitelemesiyle cihan kadınlarının efendisi Hz. Fatıma Zehra'dır.

Babası İmam Hüseyin (a.s) ise, cennet gençlerinin iki efendisinden biridir. Resulullah'ın (s.a.a) torunu ve gülüdür. Ki Resulullah (s.a.a) onun hakkında: "Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim." buyurmuştur. İslâm'ı ve Müslümanları savunurken Kerbelâ'da şehit düşmüştür.

On İki İmam'dan (a.s) biridir. Buharî ve Müslim gibi kaynaklarda da belirtildiği gibi, Resulullah (s.a.a) onlar hakkında şöyle buyurmuştur: "Benden sonra on iki halife gelecektir ve hepsi deKureyş'ten olacaktır." [2]

İmam Ali b. Hüseyin (a.s), Hicret'ten sonra otuz sekiz senesinde doğmuştur. Bundan bir veya iki yıl önce doğduğu da söylenmiştir.

Yaklaşık olarak elli yedi yıl yaşamıştır. Ömrünün iki veya dört yılını, dedesi İmam Ali'nin (a.s) kucağında geçirdi. Sonra Resulullah'ın (s.a.a) torunları olan amcası İmam Ha-san (a.s) ve babası İmam Hüseyin'in (a.s) medresesinde yetişti. Berrak nebevî pınardan ve tertemiz Ehlibeyt kaynağından beslendi.

İlim alanında bir imam ve bir ışık gibi parladı. Şer'î hüküm ve ilimlerin başvuru mercii konumunu üstlendi. Vera, ibadet ve takvada en yüce örnekti. Bütün Müslümanlar, onun ilmini, doğruluğunu ve üstünlüğünü kabul ederler. Bilinçli Müslümanlar; liderliğini, fıkhını ve merciliğini benimsemişlerdir.

Bütün Müslümanlar, bu İmam'a (a.s) karşı eşsiz bir ilgi duyuyor, derin bir duygusallıkla ona bağlanıyorlardı; ona karşı ruh köklerinden gelen bir sempati besliyorlardı. Onun halk içindeki tabanı, İslâm âleminin her tarafına yayılmıştı. Bunu, Emevi halifesi Hişam b. Abdulmelik'in hacda olduğu sırada, hacıların İmam'a (a.s) karşı ilginç saygılarından da anlamak mümkündür.[3]

Değişik akımlara ve mezheplere mensup ümmetin, İmam Zeynelabidin'e (a.s) duyduğu bu güven, sırf fıkhî ve manevî boyutla sınırlı değildi. Bilakis ümmet, bir merci ve lider olarak ona inanıyordu; hayatın her türlü problemi ve sorunu karşısında çözüm getirici misyonuna güveniyordu. Tertemiz ecdadının bir devamı olarak bu hususta yetkinliği, ümmet arasında tartışılmazdı.

Nitekim Halife Abdulmelik b. Mervan, Roma Kralı'nın, kendisini, Müslümanları alçaltmakla tehdit etmesi karşısında, Roma devletinin para biriminin Müslümanlar arasında kullanılması noktasında baş gösteren problemin çözümü için İmam'a (a.s) başvurma gereğini duymuştu.[4]

İlâhî takdir, İmam Zeynelabidin'in (a.s), babasının (a.s) şehit edilmesinden sonra liderlik ve manevî önderlik sorumluluğunu üstlenmesini öngörmüştü. İmam bu misyonunu, Hicret'in birinci yüz yılın ikinci yarısı boyunca sürdürdü. Ümmetin geçtiği en hassas süreçlerden biriydi bu dönem. İlk fetih dalgasının gerçekleşmesini takip eden bir dönemdi. Manevî gücüyle, askerî coşkusuyla ve akidevî dinamizmiyle doludizgin süren bir süreçti bu. Şahların ve Sezarların tahtları yıkılmış, değişik halklar ve geniş ülkeler yeni dinin çağrısına uymuştu. Yarım yüz yıl gibi kısa bir süre içinde Müslümanlar, mamur dünyanın büyük bir kısmının önderi hâline gelmişlerdi.

Bu İmam'ın (a.s) yaşadığı dönemde Müslümanların önünde iki büyük tehlike belirmişti:

Birinci Tehlike: Değişik kültürlerle karşı karşıya kalma tehlikesi.

Bu, ümmeti, yozlaşmaya, asimile olmaya ve orijinalliğini yitirmeye doğru götürüyordu. Bunun için Müslümanların düşünsel orijinalliklerini, Kitap ve Sünnet'ten kaynaklanan ayırıcı şer'î kimliklerini pekiştirecek ilmî bir çalışma kaçınılmazdı. Daha da önemlisi, İslâmî kişiliği sağlamlaştırmak, bir zorunluluk hâline gelmişti. Bunun yolu da içtihat kurumunun temellerini atmaktı.

İmam Ali b. Hüseyin'in (a.s) yaptığı tam da buydu. Re-sulullah'ın (s.a.a) mescidinde bir araştırma ve ders halkası oluşturdu. İnsanlara İslâmî bilginin değişik kısımlarını anlattı. Tefsir, hadis, fıkıh, eğitim ve irfana dair prensipleri açıkladı. Böylece ders halkasına katılanlara tertemiz ecdadının maneviyatını akıtıyordu.

Bu eğitim halkasından, önemli sayıda Müslüman fakih mezun oldu. Bu mübarek halka, sonraki İslâmî fıkıh ekolleri için bir start noktası işlevini görmüştü; yaşayan fıkıh hareke-tinin esasını oluşturmuştu.

İkinci tehlike, refah dalgasından kaynaklanıyordu. İnsanlar, dünya hayatının zevklerine dalmış, bu sınırlı hayatın süslerine aşırı derecede bağlanmışlardı. Buna bağlı olarak ahlâkî değerler çürüyor, yozlaşma baş gösteriyordu.

İmam Zeynelabidin (a.s), bu büyük tehlikeye karşı, dua temeline dayalı bir mücadele başlattı. İslâmî kişiliği yozlaştıran, onu derinden sarsan, Müslümanı misyonunu yerine getirmekten alıkoyan bu tehlikeye karşı dua silahını kuşanmıştı. Bu bakımdan "Sahife-i Seccadiye", büyük sosyal bir hareketin en somut ifadesidir.

Kuşkusuz bu, aynı zamanda eşsiz bir rabbanî mirastır da. Üzerinden onca zaman geçmesine rağmen, ilâhî bağışın bir kaynağı, hidayet meşalesi, ahlâk ve arınma mektebi işlevini görmektedir. İnsanlık hâlâ bu, Muhammedî-Alevî mirasa muhtaçtır. Şeytan insanı azdırdıkça ve dünya onu aldattıkça, bu ihtiyacı gittikçe artmaktadır.

İmam Zeynelabidin'in Doğumu

İmam (a.s), yüksek terbiyenin bütün koşullarının içinde bulunduğu bir ortamda büyüdü. Bu denli yüksek bir terbiye ortamının başkası için oluştuğu görülmemiştir. Bu yüksek İslâmî terbiye ortamı, onun kişiliğinin şekillenmesi üzerinde eşsiz bir etkinlik göstermişti.

Böylece Müslümanların imamlarının ilk kafilesinde yer almasını sağlamıştı. Ki Hz. Resul (s.a.a) bunlara güvendiğini belirtmiş ve onları ümmetinin önderleri, risaletinin koruyucuları olarak tavsiye etmişti.

İmam (a.s), evlerin en yücesinde ve en üstününde büyüdü. Yani Allah'ın, isminin yüceltilmesine ve zikredilmesine izin verdiği peygamberlik ve imamlık evinde…[5]

Hayatının daha ilk günlerinden itibaren dedesi Emirü'l-Müminin Ali b. Ebu Talib (a.s), onun yetişmesiyle ilgileniyor, onu gözetiyor ve ruhunun nurlarını ona yansıtıyordu. Ki bu nur, baştanbaşa tüm âlemi kaplıyordu. Torun -hakikaten-, dedesinin dosdoğru bir suretiydi, tıpkısıydı. Onu taklit ediyor, kişiliği ve ruhsal şekillenmesi itibariyle onu örnek alıyor, onu yansıtıyordu.

İmam (a.s), tertemiz amcası, cennet gençlerinin efendisi, Resulullah'ın gülü ve ilk torunu Hasan el-Mücteba'nın (a.s) da kucağında büyüdü. Amca, ona şefkatini ve sevgisini bol bol gösteriyordu. Yüce örnekliğini ve üstün meziyetlerini onun ruhuna aşılıyordu. İmam (a.s), bu seneler boyunca, özgürlük savaşçılarının babası, şehitlerin efendisi İmam Hüseyin b. Ali'nin (a.s) gölgesinde yetişti. İmam Hüseyin (a.s), oğlu Zeynelabidin'de (a.s) nübüvvetin ruhaniyetinin ve imametin örnekliğinin öz ve parlak bir devamının olduğunu gözlemliyordu. Bu yüzden gözetim ve koruma hususunda ona öncelik vermişti. Onu diğer oğullarından farklı bir konumda görüyordu. Zamanının çoğunu onunla geçiriyordu.

İmam Zeynelabidin (a.s) hicrî 36 tarihinde Basra'nın fethedildiği gün şaban ayının beşinde Medine'de dünyaya geldi. Henüz İmam Ali (a.s), başkenti Medine'den Kûfe'ye taşımamıştı. Medine'de hicrî 94 veya 95 tarihinde de vefat etti.

Bazı tarihçiler, onun hicrî 38 tarihinde Kûfe'de doğduğunu söylerler. Çünkü İmam Ali (a.s), Cemel Savaşı'ndan sonra Kûfe'yi başkent yapmıştı. Dolayısıyla Peygamber'in (s.a.a) torunu Hüseyin'in (a.s) de ailesiyle birlikte babasının yanında özel bir misyonla bulunması son derece doğaldır

Annesi

Annesinin adı "Şehrbanu" veya "Şehrbanuye" yahut "Şah-zenan"dır. Son İran Kisrası Yezdicerd'in kızıdır.[6] Bazıları, İmam'ın (a.s) annesinin, İmam'ı (a.s) doğurduktan sonra, loğusalık günlerinde vefat ettiğini, dolayısıyla ondan başka da çocuk doğurmadığını söylemişlerdir.[7]

Künyeleri

İmam'ın (a.s) künyeleri; Ebu'l-Hasan, Ebu Muhammed, Ebu'l-Hüseyin ve Ebu Abdullah'tır.

Lakapları

Zeynü'l-Abidin (İbadet Edenlerin Süsü), Zu's-Sefinat (Nasırlar Sahibi), Seyyidu'l-Abidin (İbadet Edenlerin Efendisi), Kudve-tu'z-Zahidin (Zahitlerin Önderi), Seyyidu'l-Muttakin (Muttakilerin Efendisi), İmamu'l-Müminin (Müminlerin İmamı), el-Emin (Güvenilir), es-Seccad (Çok Secde Eden), ez-Zeki (Çok Temiz, Arınmış), Zeynu's-Salihin (Salihlerin Süsü), Menaru'l-Kanitin (Gönülden Kulluk Edenlerin Işık Kaynağı), el-Adl (Çok Adil), İmamu'l-Ümmet (Ümmetin İmam'ı) ve el-Bekka (Çok Ağlayan). Bu lakaplar içinde es-Seccad ve Zeynü'l-Abidin (Zeynelabidin) ünlenmiştir.

İmam'ın (a.s), yukarıda işaret ettiğimiz anlamların canlı timsali ve "Rahman'ın kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında, 'Selâm' derler." [8] ayetinin gerçek örneği olduğunu gördükleri için insanlar bu lakapları ona takmışlardır.

Ona bu lakapları takanların bazısı, Şiîlerinden bile değil ve onun Allah tarafından İmam olarak atandığını kabul etmiyordu. Ancak onun şahsında gözlemledikleri hakikatleri de görmezlikten gelemiyordu.

Tarihçiler, bu mübarek lakapların bir kısmına ilişkin tarihsel gerekçeleri açıklayan rivayetler aktarmışlardır:

1- Değerli sahabî Cabir b. Abdullah el-Ensarî'nin şöyle dediği rivayet edilir:

Bir gün Resulullah'ın (s.a.a) yanında oturuyordum. Kucağında Hüseyin vardı ve onunla oynuyordu. Buyurdu ki:

"Ey Cabir! Onun bir oğlu dünyaya gelecek, adı Ali olacak. Kıyamet günü, bir münadi şöyle seslenecek: 'Sey-yidu'l-Abidin (İbadet Edenlerin Efendisi) kalksın!' dediği zaman, onun oğlu kalkacak. Sonra onun Muhammed adında bir oğlu olacak. Onu gördüğün zaman, ey Cabir, benden ona selâm söyle!" [9]

2- Zührî, Ali b. Hüseyin'den (a.s) hadis rivayet ettiği za-man: "Bana Zeynelabidin Ali b. Hüseyin anlattı." derdi. Süfyan b. Uyeyne ona dedi ki: "Niçin ona Zeynelabidin diyor-sun?" Dedi ki: "Çünkü Said b. Müseyyeb'in İbn Abbas'tan Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu rivayet ettiğini duydum:

Kıyamet günü bir münadi: "Nerde Zeynelabidin?" diye seslenir. Ve ben oğlum Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib'in safları yara yara öne çıktığını görür gibiyim.[10]

3- İmam Bâkır'ın (a.s) şöyle dediği rivayet edilir:

Babamın secde ettiği uzuvlarında kabartılar olurdu, secde yerleri nasır tutardı. Bunları senede iki kez koparırdı. Her seferinde beş nasırı keserdi. Bu yüzden babama Zu's-Sefinat (Nasırlar Sahibi) denilirdi.[11]

4- Yine İmam Muhammed Bâkır'dan (a.s) babasının çok secde etmesiyle ilgili olarak şöyle rivayet edilmiştir:

Allah'ın kendisine verdiği her nimete karşılık mutlaka secde ederdi. Allah'ın kendisinden uzaklaştırdığı her kötülüğe karşılık mutlaka secde ederdi. Farz namazlarından birini tamamlayınca mutlaka secde eder-di. Secde izi, secde ettiği organlarının tümünde görünürdü. Bu yüzden, Seccad (Çok Secde Eden) diye isimlendirildi.[12]

[1]- Sahih-i Müslim, 7/121

[2]- İsbatu'l-Hudat, 2/320, Hadis no: 116

[3]- İhtiyar-u Marifeti'r-Rical, s.129–132; el-Cahiz Fi'l-Beyan ve't-Tebyin, 1/286; el-Eğani 14/75, 19/40; İbn Hallikan, Vafeyatu'l-Ayan, 2/ 338

[4]- bk. Dirasat ve Buhus, Amulî, 1/127–137

[5]- Şu ayetlere işarettir: "(Bu nur) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O'nu öyle adamlar tesbih ederler ki, ne ticaret, ne de alışveriş onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin (dehşetten) allak bullak olduğu günden korkarlar." (Nûr, 36–37)

[6]- Tarihçilerin büyük çoğunluğu İmam Seccad'ın (a.s) annesinin İran Kisrası Yezdicerd'in kızı olduğu hususunda görüş birliği içinde olmalarına rağmen, bazıları bunun tamamen bir efsaneden ibaret olduğu görüşündedirler. bk. Zindeganiy-i Ali b. Hüseyin (a.s), Seyyid Cafer Şehidî; İslâm ve İran, Şehid Mutahhari, s.100–109; Şeyh Yusuf el-Ğarevî'nin Risaletu'l-Hüseyn dergisi, 24/14–39 sayısı, Şehrbanu hakkındaki makalesi. Ancak İmam Seccad'ın (a.s) annesinin, İran esirlerin-den biri olduğu kesindir. Bundan ötesi kesin değildir.

[7]- Siret-u Resulillah (s.a.a) ve Ehl-i Beytihi, 2/189; el-Mecmau'l-Âlemî Li Ehli'l-Beyt (a.s), birinci baskı, hicrî, 1414

[8]- Furkan, 63

[9]- İhkaku'l-Hak,12/13–16; el-Bidaye ve'n-Nihaye, İbn Kesir, 9/106

[10]- İlelu'ş-Şerayi, 1/269; el-Emali, s.331; bu iki eserden naklen Bihar'ul-Envar, 46/2, Hadis: 1, 2

[11]- İlelu'ş-Şerayi, 1/273; Meani'l-Ahbar, s.65; bu iki eserden naklen Biharu'l-Envar, 46/6

[12]- İlelu'ş-Şerayi, 1/272; bu eserden naklen Biharu'l-Envar, 46/6, Hadis: 10

 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

09/12/2016 - 07:36 İmam Ali`ye (a.s) Göre Namaz

n

09/12/2016 - 06:56 İmam Mehdi'nin (a.f) İmametinin Başlangıç Yıldönümü

n

01/12/2016 - 09:58 Rebiyülevvel Ayının Fazileti

n

01/12/2016 - 09:12 Resulullah’ın (s.a.a) Hicreti ve Leylet'ul Mebit

n

28/11/2016 - 12:37 Hz. Muhammed’in (s.a.a) Hayatına Kısa Bir Bakış

n

12/10/2016 - 08:04 Ayetullah Qumi Alulbeyt’i ziyaret etti

n

10/10/2016 - 11:40 Tasua Günü!

n

05/10/2016 - 07:38 Ayetullah Sistani’ye birtakım sorular yöneltildi. İşte o sorular ve cevapları

n

28/09/2016 - 09:26 Şehit İmam Hüseyin’in (a.s) Hayatına Kısa Bir Bakış

n

26/09/2016 - 10:10 Mübahele’nin İslam Tarihindeki Yeri ve Önemi

n

08/09/2016 - 13:24 Niçin ve Nasıl Namaz Kılmalıyız?

n

08/09/2016 - 12:23 Anne ve Babanın Görevleri

n

07/09/2016 - 10:44 İslam’a ve Diğer Dinlere Göre kadın

n

22/08/2016 - 13:08 İslam’da Süs ve Güzellik

n

22/08/2016 - 13:05 Hakka Giden Yol Nasıl Katledilir?

n

18/08/2016 - 09:02 Mucize Nedir?

n

18/08/2016 - 08:52 Kurân'da Geçen Günahlar

n

18/08/2016 - 08:47 Kurân-ı Kerim’in Yüce Makamı

n

08/10/2015 - 09:40 Mübahele Olayı

n

01/10/2015 - 06:59 Gadir-i Hum Olayı

n

17/09/2015 - 09:10 Ayetullah Sistani’den Tesliyet Mesajı

n

18/08/2015 - 07:55 Şehristani: Farklı Mezheplerin Kutsalları Aşağılanmamalı

n

30/07/2015 - 07:05 Şehristani Bamyan Eyaletindeki Medrese Öğrencilerini Ziyaret Etti

n

30/07/2015 - 07:02 Ayetullah Feyyaz Meşhet Kentinde Ulemayla Görüştü

n

28/07/2015 - 09:35 Toplumda Ailenin Önem Ve Konumu

n

28/07/2015 - 09:18 Güzel Ahlakın İyi, Kötü Ahlakın Olumsuz Yönleri

n

27/06/2015 - 08:18 Dua Adabı

n

27/06/2015 - 07:57 Kurân'da Geçen Günahlar

n

27/06/2015 - 07:54 Ayetullah Sistani’den Kınama Mesajı

n

18/06/2015 - 06:05 Ramazan Ayının Faziletleri

n

03/06/2015 - 13:32 Suudi Yazardan Ayetullah Sistani'ye Övgüler

n

02/06/2015 - 14:04 İmam Mehdi'nin (a.s) Mübarek Doğumu

n

23/05/2015 - 08:26 Hz. Abbas (a.s) Mübarek Doğumu

n

21/05/2015 - 11:18 İmam Hüseyin’in (a.s) Doğumu

n

21/05/2015 - 11:10 Şaban Ayının Amelleri

n

16/05/2015 - 08:08 Şehristani: Bencillikler Toplumdaki Sorunların Asıl Kaynağıdır

n

14/05/2015 - 07:54 İmam Musa Kâzım'ın (a.s) Şehadeti

n

08/05/2015 - 09:44 Recep Ayının Fazilet ve Önemi

n

20/04/2015 - 14:21 Recep Ayının Amelleri

n

20/04/2015 - 10:49 İmam Muhammed Bakır'ın (a.s) Kısaca Hayatı

n

09/04/2015 - 13:31 Hz. Fatıma'nın (a.s) Doğumu

n

09/04/2015 - 07:09 Acaba Müstehap Gusülle Namaz Kılınır mı? İşte Cevabı…

n

03/04/2015 - 08:56 Kalp Huzuru, Namazın Ruhudur

n

23/03/2015 - 08:56 Namazın Anlam ve Önemi

n

23/03/2015 - 08:48 Dua İnsanı Yüceltir

n

13/03/2015 - 15:27 Hüccetü'l-İslam Mikail Gürel Orijinal Müminde Bulunan Özellikleri Açıkladı…

n

04/03/2015 - 08:25 Hz. Fatıma’nın (s.a) Şehadeti

n

24/02/2015 - 08:42 Hz. Zeyneb`in (s.a) Kısaca Hayatı

n

20/02/2015 - 14:22 Şehristani: İslamafobia ile Mücadele Tüm Olanaklar Kullanılmalı

n

09/02/2015 - 09:28 Türkler Iraklı Yetimleri Unutmadı

n

09/02/2015 - 09:23 Kurân’ın Bakışıyla Dünya

n

29/01/2015 - 09:14 İmam Hasan Askerî'nin Hayatı

n

28/01/2015 - 11:29 Alulbeyt Türkiye Sorumlusu Ayetullah Sistani’yi Ziyaret Etti

n

14/01/2015 - 13:00 Yine Onun Feraseti Fitne Ateşini Söndürdü

n

09/01/2015 - 12:20 Bayramınız Mübarek Olsun

n

06/01/2015 - 11:26 Ayetullah Şehristani: Sorunlarınızı Vekillerimiz Aracılığıyla Bize Bildirin

n

06/01/2015 - 11:01 Ayetullah Şehristani'den Vahdet ve Kardeşlik Vurgusu

n

05/01/2015 - 11:57 Ayetullah Sistani’den: Yağma Yasağı

n

02/01/2015 - 12:28 Kutlu Doğum ve Vahdet Haftası

n

02/01/2015 - 07:43 Hz. Muhammed’in (s.a.a) Hayatına Kısa Bir Bakış

n

23/12/2014 - 08:28 İran Meclis Başkanı Ayetullah Sistani’yi Ziyaret Etti

n

22/12/2014 - 10:00 İmam Rıza’nın (a.s) Şehadeti

n

20/12/2014 - 07:51 İran Sağlık Bakanı, Seyit Cevat Şehristani’yi Ziyaret Etti

n

18/12/2014 - 09:57 Berlin’de görkemli Erbein Programı

n

28/11/2014 - 07:50 Ayetullah Şehristani: Neden Şiilerin Öldürülmesine Dünyadan Bir İtiraz Yok?

n

25/11/2014 - 10:56 Merceiyetin Sesi/Şii Merceiyetin Irak’taki Rolü

n

15/11/2014 - 11:23 Erbain’de Kerbela’ya Gitmek İsteyenlerin Dikkatine!

n

08/11/2014 - 07:47 Ayetullah Hamanei’nin Vekili Alulbeyt’i Ziyaret Etti

n

08/11/2014 - 07:28 Ayetullah Hamanei’nin Vekili Aşura Çadırı’nı Ziyaret Etti

n

05/11/2014 - 11:03 Kars`ta Aşura Kardeşlik Çadırı

n

01/11/2014 - 07:24 Aşura

n

01/11/2014 - 06:40 Aşura Gecesi

n

25/10/2014 - 06:59 Muharrem Ayı

n

12/10/2014 - 08:27 Gadir-i Hum Olayı

n

24/09/2014 - 09:42 İmam Cevad’ın (a.s) Şahadeti

n

12/09/2014 - 10:48 Ayetullah Şehristani: Havzanın Tek Derdi Ehlibeyt Maarifini Yaymaktır

n

10/09/2014 - 07:18 Ayetullah Şehristani İslam İnkılabı Rehberini Ziyaret Etti

n

06/09/2014 - 08:53 İmam Rıza'nın (a.s) Doğumu

n

03/09/2014 - 09:29 Kurân ve Sünnet Açısından Evlat

n

21/08/2014 - 12:40 İmam Cafer Sadık’ın (a.s) Şehadeti

n

14/08/2014 - 13:52 Kalp Huzuru, Namazın Ruhudur

n

11/08/2014 - 10:14 Dinî Eğitimde Annenin Sorumluluğu

n

11/08/2014 - 10:05 Hz. Hamza’nın (a.s) Şehadeti Yıldönümü

n

11/08/2014 - 09:29 Uhud Savaşı

n

28/07/2014 - 19:16 Aytullah Sistani: Yarın (Salı) Ramazan Bayramıdır

n

21/07/2014 - 10:21 Hz. Ali ve Hz. Hatice Alulbeyt’te Anıldı

n

17/07/2014 - 09:43 Mihrab Şehidi İmam Ali (a.s)

n

09/07/2014 - 07:58 Alulbeyt Vakfı’ndan Kınama Mesajı

n

30/06/2014 - 13:23 Ramazan Ayının Amel ve Duaları

n

30/06/2014 - 13:02 Günün Çok Uzun Olduğu Ülkelerdeki Müslümanların Orucu

n

28/06/2014 - 08:49 Ramazan Ayının Faziletleri

n

16/06/2014 - 13:47 Ayetullah Seyyid Ali Sistani: Irkçı Yaklaşımlardan Uzak Durun

n

11/06/2014 - 09:31 Ayetullah Sistani Neyneva ve Musul Olaylarından Endişeli

n

11/06/2014 - 08:53 İmam Mehdi'nin (a.f) Kutlu Doğumu

n

03/06/2014 - 07:50 İmam Zeynelabidin’in Hayatına Kısa Bir Bakış

n

02/06/2014 - 09:31 Ebu Talib Alulbeyt'te Anıldı

n

31/05/2014 - 09:36 Nübüvvet ve İmametin Babası Hz. Ebu Talib Alulbeyt’te Anıldı

n

31/05/2014 - 06:40 Şaban Ayının Fazilet ve Önemi

n

27/05/2014 - 07:44 Ahlâk İlminin Faydası

n

27/05/2014 - 07:38 Resulullah'ın (s.a.a) Bi'seti

YAZARLAR

Rahmi Onurşan Rahmani

Herkesle olup hiç kimsenin rahmetini almadan ölmek
Mikail Gürel

Sizi Gidi Kamacılar…
Turgut Atam

GADİR-İ HUM’UN TARİHTEKİ YERİ
Kerim Uçar

MÜMİNLERİN NİŞANELERİ
Mir Kasım Erdem

CAN VERME HALİ
Yakup Yaşlak

Aşura; Yeniden Ölmek Mi, Yoksa Yeniden Diriliş Mi?

MULTİMEDYA

ETKİNLİK TAKVİMİ

18 Kasim 2017
Pz Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30

DUYURULAR

ANKET

SİTEMİZİ  NASIL BULDUNUZ
İYİ
KOTÜ
ORTA

Sonuçları Göster

FAYDALI LİNKLER

 
 

Ana Sayfa

Hakkımızda

Ziyaretçi Defteri

İletişim