Siz Aleviler İmam Ali Hareminin (Türbesinin) Güvercinleri idiniz
Uçurdular Sizi Buralardan
Artık Geri Dönme Vaktiniz Gelmedi mi?
Ayetullah Sistani:

Ana Sayfa

Hakkımızda

Foto Galeri

Multimedia

İletişim

Ziyaretçi Defteri

Kategoriler

KATEGORİLER

ÜYELİK

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

BİR AYET

BİR HADİS

FOTO GALERİ

ÇOK OKUNANLAR

 
 
 
 
Hz. Fatıma’nın (s.a) Şehadeti
 
 

04/03/2015

Hz. Zehra’nın (s.a) Hüzün Dolu Şehadet Anı

Ehlisünnet ve Şia âlimleri Ebu Rafi’nin eşi Selma’dan şöyle rivayet ederler:

“Ömrünün son saatlerinde Fatıma’ya (s.a) ben bakıyordum. Bir gün durumu biraz düzeldi ve kendini iyi hissetti. Emirü’l-Müminin Ali (a.s) bazı işler için dışarı çıkmıştı. Hz. Fatıma (s.a) gusül edip, bedenini yıkamak için benden bir miktar su istedi. Yardımımla ayağa kalktı, güzelce bir güsul etti ve elbiselerini değiştirdi, sonra benden yatağını evin ortasına sermemi istedi. Yüzü kıbleye dönük bir halde yatağa uzandı ve bana şöyle buyurdu: “Bu gün dünyadan göçeceğim, kendimi yıkadım, kimse üzerimi açmasın.” Sonra elini başının altına koydu ve o haliyle de dünyadan göçtü.

Rivayete göre Hz. Fatıma (s.a) akşam ve yatsı arasındaki bir saatte vefat etti. Ölüm anı iyice yaklaşınca sertçe şöyle bir baktı ve buyurdu: ”Selam olsun Cebrail’e, Selam olsun Resulullah’a! Allah’ım! Senin Resulünle birlikteyim, Allah’ım! Senin rıdvanında, dergâhında ve evindeyim ki senin evin esenlik evidir.”

Sonra orada hazır olanlara: “Acaba benim gördüğümü sizlerde görüyor musunuz?” buyurdu.

onlardan bazıları: “Ey Allah Resulünün (s.a.a) kızı! Ne görüyorsun?” diye arz ettiklerinde Hazret şöyle buyurdu: “Şimdi gökyüzü ehlini, kendi heyetleriyle birlikte görüyorum, Cebrail’i (a.s) ve Resulullah’ı (s.a.a) görüyorum, babam bana “Ey kızım! Yanımıza gel! Önünde olanlar (cennet nimetleri ve Allah’ın hoşnutluğu) senin için daha hayırlıdır.” buyuruyor.

Zeyd b. Ali (a.s) şöyle naklediyor:

“Hz. Fatıma (s.a) Peygamber’e (s.a.a), Cebrail’e (a.s) ve Azrail’e (a.s) selam verdi. Hazır olanlar meleklerin zarif seslerini işittiler ve kokuların en güzelini kokladılar.”

Esma Binti Umeys, Hz. Zehra’nın (s.a) Şehadet Anlarını Anlatıyor

Esma Binti Umeys şöyle diyor: Hz. Fatıma (s.a) ölüm döşeğine düştüğünde bana şöyle buyurdu: “Resulullah (s.a.a) vefat edeceği sıralarda Cebrail (a.s) Hazrete cennetten kâfur getirdi. Resulullah (s.a.a) onu üçe böldü; bir kısmını kendine aldı, bir kısmını Hz. Ali’ye (a.s) ve bir kısmını da bana ayırdı. Kâfurun ağırlığı kırk dirhemdi.”[1]

Sonra sözlerine şöyle devam etti: “Ey Esma! Babamdan kalan o kâfuru getir ve başucuma koy.” Bunları söyledikten sonra elbisesiyle yüzünü örttü ve şöyle buyurdu: “Esma! Biraz sabret ve beni bekle, sonra bana seslen, eğer sana cevap vermezsem, bil ki babama kavuşmuşum.”

Esma biraz bekledi ve sonra Hz. Fatıma’ya (s.a) seslendi, ancak bir cevap işitmedi. Sonra Esma: “Ey Muhammed Mustafa’nın kızı! Ey kadınların en iyisi! Ey yeryüzünde yürüyen insanların en üstününün kızı! Miraç gecesi Allah’ın has dergâhına yaklaşanın kızı!” diye seslendi ancak yine bir cevap işitmedi. Esma, Fatıma’nın (s.a) yüzündeki örtüyü kaldırınca pak ruhunun Allah’ın yüce dergâhına yükseldiğini anladı. Kendisini Fatıma’nın (s.a) üzerine attı, bir yandan öpüyor, bir yandan da şöyle diyordu: “Ey Fatıma! Baban Resulullah’ın (s.a.a) huzuruna vardığında benimde selamlarımı ilet.”

Hz. Hasan (a.s) Ve Hz. Hüseyin (a.s) Annelerinin Cenazesinde

Sonra Esma üzüntüsünden yakasını yırttı ve perişan bir halde evden dışarı çıktı, Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin’le (a.s) karşılaştı. Onlar, Esma’ya; “Annemiz nerede?” diye sordular.

Esma bir şey söylemeyince eve doğru koştular, içeri girdiklerinde annelerinin kıbleye doğru uzandığını gördüler. Hz. Hüseyin (a.s) annesine dokundu, ancak annesinin dünyadan göçtüğünü anladı. Kardeşi Hz. Hasan’a (a.s) döndü ve “kardeşim, Allah annemin vefatında sana hayırlı mükâfat versin.” dedi.

Hz. Hasan (a.s) kendini annesinin üzerine attı, bir yandan annesini öpüyor, bir yandan da “Anneciğim, ruhum bedenimdem çıkmadan önce benimle konuş!” diyordu.

İmam Hüseyin (a.s), annesini cansız bedenine yaklaştı ve ayaklarını öpmeye başladı “Anneciğim! Ben oğlun Hüseyin’im! Kalbim parçalanıp, ölmeden benimle konuş” diyerek gözyaşı döküyordu.

Ölüm Haberinin Hz. Ali’ye (a.s) Bildirilmesi

Esma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e : “Şimdi babanızın yanına gidin ve O’nu annenizin vefat ettiğinden haberdar edin!” dedi. Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin (a.s) derinden ah çekerek şöyle dediler: “Ey ceddimiz va Muhammeda! Ey Ahmed! Bu gün annemizin ölmesiyle senin ölümünde yaşadığımız acılar bizim için bir kez daha yenilendi.” Hasaneyn (a.s) hüzün dolu kalpleriyle feryat ederek evden dışarı çıktılar.

Sonra Hz. Hasan (a.s) ve Hüseyin (a.s) mescide gittiler, babaları Ali’ye (a.s) anneleri Fatıma’nın (s.a) ölüm haberini verdiler. Ali (a.s) bu haberi işitince perişan oldu, adeta dünyası başına yıkıldı. Dizlerinin bağı çözüldü ve bayılarak yere düştü. Kendisine gelmesi için yüzüne su serptiler, kendine gelince yürekleri yakıp, kavuran bir nidayla şöyle dedi; “Ey Muhammed’in kızı! Senden sonra kiminle kendimi teselli edeyim! Hayatta olduğun sürece musibetlerimi sana anlatıp, teselli buluyordum, bundan sonra nasıl teselli bulurum.”

Hz. Ali (a.s) Hz. Zehra’nın (s.a) Cenazesinde

Meşhur tarihçi Mes’udi şöyle nakleder:

Hz. Fatıma (s.a) dünyadan göçtüğünde İmam Ali (a.s) duyduğu üzüntüden kıvranıyordu, şiddetli bir şekilde ağlıyordu. O kadar ağladı ki ağlamaktan bitap düştü. Perişan bir halde Fatıma’nın (s.a) ayrılığında şu ağıtı okuyordu:

“Her iki dostun birlikteliğinin sonunda bir ayrılık vardır.

Ölümden başka her musibete katlanmak kolaydır.

Ahmed’den sonra Fatıma’nın da gitmesi,

Hiçbir dostun kalmayacağına kanıttır.”

Ravi der ki: Hz. Ali (a.s), evlatları Hasan (a.s) ve Hüseyin’i (a.s) yanına alarak Fatıma’nın (s.a) cenazesinin olduğu odaya gitti. Esma, Fatıma’nın (s.a) başucunda oturmuş, ağlıyordu ve “Ey Muhammed’in yetimleri! Biz Peygamberin (s.a.a) vefatında Fatıma (s.a) ile teselli buluyorduk, şimdi kiminle kendimizi teselli edelim.” diyordu.

Hz. Zehra’nın (s.a) Vasiyetnamesi

Emirü’l-Müminin Ali (a.s) Hz. Fatıma’nın (s.a) yüzündeki örtüyü kaldırdı, Fatıma’nın (s.a) başucunda bir mektup olduğunu gördü, mektubu aldı ve okudu, mektupta şöyle yazılıydı:

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Bu, Resulullah’ın (s.a.a) kızı Fatıma’nın (s.a) vasiyetidir:

1-Fatıma, Allah’tan başka bir ilah olmadığına şahadet ediyor.

2-Muhammed (s.a.a) Allah’ın kulu ve elçisidir.

3-Cennet ve cehennem haktır, kıyametin gelmesinde şüphe yoktur ve Allah ölüleri kabirlerinden çıkarıp, diriltecektir.

4-Ey Ali! Ben Muhammed’in (s.a.a) kızı Fatıma’yım! Dünyada ve ahirette senin eşin olayım diye Allah beni seninle evlendirdi. Sen, bana herkesten daha layıksın; “Hanut, gusül ve kefen işlerini geceleyin yap ve cenazeme de geceleyin namaz kıl ve geceleyin de defnet, bundan da kimseyi haberdar etme! Seni Allah’a emanet ediyorum ve kıyamete kadar evlatlarıma selam gönderiyorum.”

İnsanlar Hz. Zehra’nın (s.a) Mateminde

Rivayete göre Medine Şehri, erkeğiyle kadınıyla bir ses olmuş, Fatıma’ya gözyaşı döküyordu. Medine, tam bir matem havasına bürünmüştü. Haşimoğullarının kadınları Hz. Fatıma’nın (s.a) evine geldiler, ağlayıp sızladılar ve ağıtlar yaktılar. İnsanlar öylesine feryat edip ağlıyorlardı ki Medine Şehri ağlama seslerinden inliyordu. Matemli halk ağlıyor ve “Ey efendimiz, ey Resulullah’ın (s.a.a) kızı!” diye feryat ediyordu. Medine halkı akın akın Ali’ye (a.s) başsağlığına geliyordu. Hz. Ali (a.s) oturmuş, Hasan (a.s) ve Hüseyin’de (a.s) babalarının yanında şiddetle ağlıyorlardı. Yürek yakan sızılarını ve ağlamalarını gören halk dayanamayıp onlarla ağlıyordu.

Hz. Fatıma’nın (s.a) kızı Ümmü Kulsum yüzünü peçeyle kapatmış, başına örtü atmış ve eteği yerde sürünüyordu. Ağlamaktan bitkin düşmüş ve perişan olmuştu. “Ey babacığım, ey Allah’ın Resulü! Bugün seni kaybettik ve artık bundan sonra da seni görme saadetine nail olmayacağız!” diye feryat ederek evden dışarı çıktı.

Oraya toplanmış halk, hıçkırıklara ve gözyaşlarına boğulmuştu. İnsanlar Hz. Fatıma’nın (s.a) cenazesinin evden çıkarılmasını ve O’na namaz kılmayı bekliyorlardı.

Bu sırada Ebuzer evden dışarı çıktı ve “Şimdi dağılın, evlerinize gidin, Resulullah’ın (s.a.a) kızının cenaze merasimi akşam, geç vakitlere kadar ertelendi.”dedi. Bunun üzerine toplanan halk dağıldı.

Hz. Fatıma’nın (s.a) Gusül, Kefen İşlemleri Ve Cenaze Namazı

Akşam karanlık çökünce İmam Ali (a.s) Fatıma’nın (s.a) cenazesine gusül verdi. Gusül esnasında İmam Hasan (a.s), İmam Hüseyin (a.s), Zeynep, Ümmü Kulsum, Fizze ve Esma Binti Uymeys’ten başka kimse bulunmuyordu.

Esma diyor ki: “Hz. Fatıma (s.a), cenazesine sadece Ali (a.s) ile benim gusül vermemizi vasiyet etti. Ben de Fatıma’nın (s.a) vasiyeti üzerine Hz. Ali’ye (a.s) cenazeyi yıkamakta yardım ettim.”

Rivayet edilir ki: “Hz. Ali (a.s) Hz. Fatıma’ya (s.a) gusül verirken şöyle diyordu: “Allah’ım! Fatıma (s.a) senin cariyen ve senin Resulünün kızıdır. Allah’ım! Hüccetini ona telkin et, burhanını büyük kıl, derecesini yücelt ve O’nu babası Muhammed (s.a.s) ile birlikte kıl.”

Yine başka bir rivayette gelmiştir ki: Hz. Ali (a.s) Peygamberin (s.a.a) guslünden sonra mübarek bedenini kuruladığı aynı parçayla Hz. Fatıma’nında (s.a) mübarek bedenini kuruladı. Hz. Ali (a.s) gusülü tamamladıktan sonra Fatıma’nın (s.a) mübarek bedenini bir tahtanın üzerine koydu ve İmam Hasan’a (a.s) Ebuzer’i çağırmasını söyledi. Ebuzer (r.a) geldikten sonra İmam Ali (a.s) cenazeyi Ebuzer’in yardımıyla namaz kılınacak mahalle götürdü. İmam Hasan ve İmam Hüseyin’de (a.s) babalarına eşlik ediyorlardı. Sonra Hz. Ali (a.s) Fatıma’nın (s.a) mübarek cenazesine namaz kıldı.

İmam Hasan (a.s) Ve İmam Hüseyin (a.s) Annelerinin Kucağında

Varaka’nın naklettiği rivayette şöyle gelmiştir: Emirü’l-Müminin Ali (a.s) şöyle buyurdu: “Fatıma’nın (s.a) bedenini yıkamakla meşgul oldum, üzerindeki gömleğini çıkarmadan O’na gusül verdim. Allah’a andolsun ki,  Fatıma (s.a) tertemizdi, sonra Resulullah’ın (s.a.a) bedenine koyduğum hanutun artakalanından Fatıma’nın (s.a) bedenine de bıraktım. Üzerine kefen giydirdim, kefenin ipini bağlamak istediğimde şöyle seslendim; “Ümmü Kulsum, Zeynep, Sakine, Hasan ve Hüseyin! …Gelin, son kez annenizi ziyaret edin. Artık ayrılık vaktidir, buluşmamız cennette olacaktır.”

Hasan (a.s) ve Hüseyin (a.s) gözleri yaşlı bir halde geldiler ve “Ah! Ceddimiz Muhammed’in (s.a.a) ve annemiz Fatımatü’z-Zehra’nın (s.a) şu hasret ateşi artık bir daha sönmez. Ey Hasan ve Hüseyin’in annesi! Ceddimizi mülakat ettiğinde bizimde selamlarımızı O’na ilet ve söyle ki biz senden sonra dünyada yetim kaldık.” diyerek ağıtlar okudular.

Emirü’l-Müminin Ali (a.s) şöyle buyurdu: “Allah’ı şahit tutuyorum ki, Fatıma (s.a) yürekleri yakan bir sesle feryat etti, şefkatli ellerini uzattı ve bir süre evlatlarını bağrına bastı. Ansızın gökyüzünden bir münadinin şöyle seslendiğini işittim: “Ey Ali! Hasan ve Hüseyin’i annelerinin göğsünden kaldır, Allah’a andolsun ki, onların bu durumu gökyüzündeki melekleri ağlattı ve dostlar, dostlarını görmeye müştaktırlar...”

Sonra Hz. Ali (a.s), Hasan (a.s) ve Hüseyin’i (a.s) annelerinin göğsünden kaldırdı.

Hz. Fatıma’nın (s.a) Kefen İşlemi

Rivayet edilir ki: Kesir b. Abbas, Hz. Zehra’nın (s.a) kefenine şu cümleleri yazdı: “Hz. Zehra (a.s) şahadet ediyor ki, Allah’tan başka ilah yoktur ve Muhammed (s.a.a) Allah’ın elçisidir.”

“Misbahu’l-Envar” adlı eserdeki rivayetten Hz. Zehra’nın (a.s) kefeninin kaba ve sert bir parçadan olduğu anlaşılıyor. Zira “Misbahu’l-Envar” kitabında şöyle nakledilir; “Hz. Fatıma (s.a) ölüm döşeğine düştüğünde su istedi ve o suyla gusül etti. Sonra güzel bir koku istedi ve bedenine hanut sürdü. (İslam’ın emri gereği kâfur gibi kokusu hoş olan kokulardan yedi secde uzvuna sürdü) sonra bir parça istediğinde kalın bir parça getirdiler ve kendini o parçaya sardı…”

Cenaze Namazı Ve Cenazenin Toprağa Verilmesi

“Ravzatu’l Vaizin” adlı eserde şöyle gelmiştir:

“Akşam karanlığının çöktüğü ve gözlerin uykuya daldığı gecenin bir vaktinde Hz. Ali (a.s), Hasan (a.s), Hüseyin (a.s), Ammar, Mikdad, Akil, Zübeyr, Ebuzer, Selman, Bureyde ve Haşimoğullarından birkaç seçkin kişi Fatıma’nın (s.a) mübarek cenazesini evden çıkardılar ve namazı kıldıktan sonra onu gecenin bir yarısında toprağa verdiler. Hz. Ali (a.s), kabrin yeri belli olmasın diye Hz. Fatıma’nın (s.a) kabrinin etrafına yedi tane kabir daha kazdı.”

“Misbahu’l-Envar” kitabında şöyle gelmiştir:

“Adamın biri Hz. İmam Sadık’a (a.s): “Emirü’l-Müminin Ali (a.s) Hz. Fatıma’nın (s.a) cenaze namazında kaç tekbir söyledi?” diye sordu. İmam Sadık (a.s): “Bir tekbir Hz. Ali (a.s), bir tekbir Cebrail (a.s) söylüyordu, ardından da Allah’ın mukarreb melekleri tekbir söylediler. Sonunda Hz. Ali (a.s) beş tekbir getirdi.” diye cevap verdi.

Başka bir şahıs; “Hz. Ali (a.s), Hz. Zehra’nın (s.a) cenazesine nerede namaz kıldı?” diye sordu. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurdu: “Evinde namaz kıldı, sonrada cenazeyi teşyi ederek evden dışarı çıkardılar.”

 



[1] -Bir dirhem 3,148 gramlık eski bir ağırlık ölçüsü

 

 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

09/12/2016 - 07:36 İmam Ali`ye (a.s) Göre Namaz

n

09/12/2016 - 06:56 İmam Mehdi'nin (a.f) İmametinin Başlangıç Yıldönümü

n

01/12/2016 - 09:58 Rebiyülevvel Ayının Fazileti

n

01/12/2016 - 09:12 Resulullah’ın (s.a.a) Hicreti ve Leylet'ul Mebit

n

28/11/2016 - 12:37 Hz. Muhammed’in (s.a.a) Hayatına Kısa Bir Bakış

n

12/10/2016 - 08:04 Ayetullah Qumi Alulbeyt’i ziyaret etti

n

10/10/2016 - 11:40 Tasua Günü!

n

05/10/2016 - 07:38 Ayetullah Sistani’ye birtakım sorular yöneltildi. İşte o sorular ve cevapları

n

28/09/2016 - 09:26 Şehit İmam Hüseyin’in (a.s) Hayatına Kısa Bir Bakış

n

26/09/2016 - 10:10 Mübahele’nin İslam Tarihindeki Yeri ve Önemi

n

08/09/2016 - 13:24 Niçin ve Nasıl Namaz Kılmalıyız?

n

08/09/2016 - 12:23 Anne ve Babanın Görevleri

n

07/09/2016 - 10:44 İslam’a ve Diğer Dinlere Göre kadın

n

22/08/2016 - 13:08 İslam’da Süs ve Güzellik

n

22/08/2016 - 13:05 Hakka Giden Yol Nasıl Katledilir?

n

18/08/2016 - 09:02 Mucize Nedir?

n

18/08/2016 - 08:52 Kurân'da Geçen Günahlar

n

18/08/2016 - 08:47 Kurân-ı Kerim’in Yüce Makamı

n

08/10/2015 - 09:40 Mübahele Olayı

n

01/10/2015 - 06:59 Gadir-i Hum Olayı

n

17/09/2015 - 09:10 Ayetullah Sistani’den Tesliyet Mesajı

n

18/08/2015 - 07:55 Şehristani: Farklı Mezheplerin Kutsalları Aşağılanmamalı

n

30/07/2015 - 07:05 Şehristani Bamyan Eyaletindeki Medrese Öğrencilerini Ziyaret Etti

n

30/07/2015 - 07:02 Ayetullah Feyyaz Meşhet Kentinde Ulemayla Görüştü

n

28/07/2015 - 09:35 Toplumda Ailenin Önem Ve Konumu

n

28/07/2015 - 09:18 Güzel Ahlakın İyi, Kötü Ahlakın Olumsuz Yönleri

n

27/06/2015 - 08:18 Dua Adabı

n

27/06/2015 - 07:57 Kurân'da Geçen Günahlar

n

27/06/2015 - 07:54 Ayetullah Sistani’den Kınama Mesajı

n

18/06/2015 - 06:05 Ramazan Ayının Faziletleri

n

03/06/2015 - 13:32 Suudi Yazardan Ayetullah Sistani'ye Övgüler

n

02/06/2015 - 14:04 İmam Mehdi'nin (a.s) Mübarek Doğumu

n

23/05/2015 - 08:26 Hz. Abbas (a.s) Mübarek Doğumu

n

21/05/2015 - 11:18 İmam Hüseyin’in (a.s) Doğumu

n

21/05/2015 - 11:10 Şaban Ayının Amelleri

n

16/05/2015 - 08:08 Şehristani: Bencillikler Toplumdaki Sorunların Asıl Kaynağıdır

n

14/05/2015 - 07:54 İmam Musa Kâzım'ın (a.s) Şehadeti

n

08/05/2015 - 09:44 Recep Ayının Fazilet ve Önemi

n

20/04/2015 - 14:21 Recep Ayının Amelleri

n

20/04/2015 - 10:49 İmam Muhammed Bakır'ın (a.s) Kısaca Hayatı

n

09/04/2015 - 13:31 Hz. Fatıma'nın (a.s) Doğumu

n

09/04/2015 - 07:09 Acaba Müstehap Gusülle Namaz Kılınır mı? İşte Cevabı…

n

03/04/2015 - 08:56 Kalp Huzuru, Namazın Ruhudur

n

23/03/2015 - 08:56 Namazın Anlam ve Önemi

n

23/03/2015 - 08:48 Dua İnsanı Yüceltir

n

13/03/2015 - 15:27 Hüccetü'l-İslam Mikail Gürel Orijinal Müminde Bulunan Özellikleri Açıkladı…

n

04/03/2015 - 08:25 Hz. Fatıma’nın (s.a) Şehadeti

n

24/02/2015 - 08:42 Hz. Zeyneb`in (s.a) Kısaca Hayatı

n

20/02/2015 - 14:22 Şehristani: İslamafobia ile Mücadele Tüm Olanaklar Kullanılmalı

n

09/02/2015 - 09:28 Türkler Iraklı Yetimleri Unutmadı

n

09/02/2015 - 09:23 Kurân’ın Bakışıyla Dünya

n

29/01/2015 - 09:14 İmam Hasan Askerî'nin Hayatı

n

28/01/2015 - 11:29 Alulbeyt Türkiye Sorumlusu Ayetullah Sistani’yi Ziyaret Etti

n

14/01/2015 - 13:00 Yine Onun Feraseti Fitne Ateşini Söndürdü

n

09/01/2015 - 12:20 Bayramınız Mübarek Olsun

n

06/01/2015 - 11:26 Ayetullah Şehristani: Sorunlarınızı Vekillerimiz Aracılığıyla Bize Bildirin

n

06/01/2015 - 11:01 Ayetullah Şehristani'den Vahdet ve Kardeşlik Vurgusu

n

05/01/2015 - 11:57 Ayetullah Sistani’den: Yağma Yasağı

n

02/01/2015 - 12:28 Kutlu Doğum ve Vahdet Haftası

n

02/01/2015 - 07:43 Hz. Muhammed’in (s.a.a) Hayatına Kısa Bir Bakış

n

23/12/2014 - 08:28 İran Meclis Başkanı Ayetullah Sistani’yi Ziyaret Etti

n

22/12/2014 - 10:00 İmam Rıza’nın (a.s) Şehadeti

n

20/12/2014 - 07:51 İran Sağlık Bakanı, Seyit Cevat Şehristani’yi Ziyaret Etti

n

18/12/2014 - 09:57 Berlin’de görkemli Erbein Programı

n

28/11/2014 - 07:50 Ayetullah Şehristani: Neden Şiilerin Öldürülmesine Dünyadan Bir İtiraz Yok?

n

25/11/2014 - 10:56 Merceiyetin Sesi/Şii Merceiyetin Irak’taki Rolü

n

15/11/2014 - 11:23 Erbain’de Kerbela’ya Gitmek İsteyenlerin Dikkatine!

n

08/11/2014 - 07:47 Ayetullah Hamanei’nin Vekili Alulbeyt’i Ziyaret Etti

n

08/11/2014 - 07:28 Ayetullah Hamanei’nin Vekili Aşura Çadırı’nı Ziyaret Etti

n

05/11/2014 - 11:03 Kars`ta Aşura Kardeşlik Çadırı

n

01/11/2014 - 07:24 Aşura

n

01/11/2014 - 06:40 Aşura Gecesi

n

25/10/2014 - 06:59 Muharrem Ayı

n

12/10/2014 - 08:27 Gadir-i Hum Olayı

n

24/09/2014 - 09:42 İmam Cevad’ın (a.s) Şahadeti

n

12/09/2014 - 10:48 Ayetullah Şehristani: Havzanın Tek Derdi Ehlibeyt Maarifini Yaymaktır

n

10/09/2014 - 07:18 Ayetullah Şehristani İslam İnkılabı Rehberini Ziyaret Etti

n

06/09/2014 - 08:53 İmam Rıza'nın (a.s) Doğumu

n

03/09/2014 - 09:29 Kurân ve Sünnet Açısından Evlat

n

21/08/2014 - 12:40 İmam Cafer Sadık’ın (a.s) Şehadeti

n

14/08/2014 - 13:52 Kalp Huzuru, Namazın Ruhudur

n

11/08/2014 - 10:14 Dinî Eğitimde Annenin Sorumluluğu

n

11/08/2014 - 10:05 Hz. Hamza’nın (a.s) Şehadeti Yıldönümü

n

11/08/2014 - 09:29 Uhud Savaşı

n

28/07/2014 - 19:16 Aytullah Sistani: Yarın (Salı) Ramazan Bayramıdır

n

21/07/2014 - 10:21 Hz. Ali ve Hz. Hatice Alulbeyt’te Anıldı

n

17/07/2014 - 09:43 Mihrab Şehidi İmam Ali (a.s)

n

09/07/2014 - 07:58 Alulbeyt Vakfı’ndan Kınama Mesajı

n

30/06/2014 - 13:23 Ramazan Ayının Amel ve Duaları

n

30/06/2014 - 13:02 Günün Çok Uzun Olduğu Ülkelerdeki Müslümanların Orucu

n

28/06/2014 - 08:49 Ramazan Ayının Faziletleri

n

16/06/2014 - 13:47 Ayetullah Seyyid Ali Sistani: Irkçı Yaklaşımlardan Uzak Durun

n

11/06/2014 - 09:31 Ayetullah Sistani Neyneva ve Musul Olaylarından Endişeli

n

11/06/2014 - 08:53 İmam Mehdi'nin (a.f) Kutlu Doğumu

n

03/06/2014 - 07:50 İmam Zeynelabidin’in Hayatına Kısa Bir Bakış

n

02/06/2014 - 09:31 Ebu Talib Alulbeyt'te Anıldı

n

31/05/2014 - 09:36 Nübüvvet ve İmametin Babası Hz. Ebu Talib Alulbeyt’te Anıldı

n

31/05/2014 - 06:40 Şaban Ayının Fazilet ve Önemi

n

27/05/2014 - 07:44 Ahlâk İlminin Faydası

n

27/05/2014 - 07:38 Resulullah'ın (s.a.a) Bi'seti

YAZARLAR

Rahmi Onurşan Rahmani

Herkesle olup hiç kimsenin rahmetini almadan ölmek
Mikail Gürel

Sizi Gidi Kamacılar…
Turgut Atam

GADİR-İ HUM’UN TARİHTEKİ YERİ
Kerim Uçar

MÜMİNLERİN NİŞANELERİ
Mir Kasım Erdem

CAN VERME HALİ
Yakup Yaşlak

Aşura; Yeniden Ölmek Mi, Yoksa Yeniden Diriliş Mi?

MULTİMEDYA

ETKİNLİK TAKVİMİ

19 Eylül 2017
Pz Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30

DUYURULAR

ANKET

SİTEMİZİ  NASIL BULDUNUZ
İYİ
KOTÜ
ORTA

Sonuçları Göster

FAYDALI LİNKLER

 
 

Ana Sayfa

Hakkımızda

Ziyaretçi Defteri

İletişim