Ehl-i Sünnet sizin kardeşinizden de öteye canınız, özünüzdür.
Ayetullah Sistani

Ana Sayfa

Hakkımızda

Foto Galeri

Multimedia

İletişim

Ziyaretçi Defteri

Kategoriler

KATEGORİLER

ÜYELİK

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

BİR AYET

BİR HADİS

FOTO GALERİ

ÇOK OKUNANLAR

 
 
 
 
Peygamberlerin Sıfatları
 
 
İnsanları hidayet etmek, eğitim ve öğretimlerini sağlamak, toplumsal adaleti gerçekleştirmek

07/05/2009

PEYGAMBERLERİN SIFATLARI
İnsanları hidayet etmek, eğitim ve öğretimlerini sağlamak, toplumsal adaleti gerçekleştirmek ve insanları her türlü esaretten kurtarmak gibi ağır görev ve sorumluluğu üstlenen peygamberlerin, memuriyetlerine oranla fiziksel ve ruhsal bakımdan gerekli sıfatlara sahip olmaları muhakkaktır.
Büyük filozof Sadruddin Şirazi, insanların efendileri ve önderleri olan peygamberlerde aranan sıfatları şöyle sıralıyor:
1- İşittiği her sözün gerçek anlamını ve söyleyenin neyi kastettiğini tam manasıyla anlayabilecek kadar zeki olmalıdır. Nasıl anlayamaz? Oysa o, en son derece akli ve nefsi nurâniyete sahiptir.
2- Anladığı ve hissettiği her şeyi asla unutmayacak şekilde güçlü hafıza sahibi olmalıdır. O nasıl unutabilir? Oysa onun ruhu Levh-i Mahfuz'la bağlantılıdır.
3- Fıtrat ve tabiat açısından sahih olup, mutedil mizaç ve sağlam ve tam bünyeye sahip olmasının yanı sıra, yapmakla mükellef olduğu görevlerini tam manasıyla yerine getirebilecek güçlü ve kusursuz organ sahibi olmalıdır. Nasıl böyle olmayabilir? Oysa üstün kemal ancak en üstün mizaca ifaza olur (bahşedilir).
4- Anlatmak istediği her şeyi kolaylıkla karşı tarafa anlatabilecek konuşma kabiliyetine sahip olmalıdır. Nasıl böyle olmaz? Oysa onun görevi, kulları öğretmek, eğitmek, en doğru ve hayırlı yola irşat etmektir.
5- İlim ve hikmete karşı muhip olup, akli konularda derinleşmek ve bu uğurda karşılaşılacak zahmetler ona ağır gelmemelidir. Nasıl böyle olmaz? Oysa onun kendisi, ilim ve hikmetin kaynağıdır. İnsanın en zevk duyduğu şey ise, onun kendisiyle uyumlu olan şeyi idrak etmesidir.
6- Yaratılış itibariyle şehvani şeylere karşı aşırı düşkünlüğü olmayıp, boş işlerden ve nefsi lezzetlerden uzak olup nefret duymalıdır. Nasıl böyle olmaz? Oysa bu sıfatlar, insanı nur âleminden alıkoyup, aldatıcı âleme bağlar. Bu ise, takdis âleminde bulunan ilahi şahsiyetlerin nefret duyduğu şeydir.
7- Hem onun kendisi yüce erdem sahibi olmalı, hem de yüce erdemliliği sevmeli; ruhu, aşağılık sayılan şeylerden uzak olmalıdır. Yaratılışı itibarıyla aşağılık işlerden kaçınmalı, her şeyin en erdemlisini, en akla uygun olanını seçmelidir.
8- Allah'ın bütün yaratıklarına karşı şefkat, sevgi ve merhamet beslemeli, onlarda bir eksiklik gördüğünde gazaplanmamalıdır. Ama onlarda bir suç bulayım diye tecessüs etmeden, tespit edilen suçlarda da Allah'ın hükmünü uygulamaktan geri durmamalıdır.
9- Şecaatli olmalı, ölümden korkmamalıdır. Nasıl ölümden korkabilir? Oysa o, ahiretin kendine dünyadan daha hayırlı olduğunu bilmektedir. Yapması gereken işlerde kararlı, cesaretli olup, ürkek olmamalıdır.
10- Cömert olmalıdır. Zira o Allah'ın hazinesinin bahşişle bitip tükenmeyeceğini herkesten daha iyi bilir.
11- Rabbi ile baş başa kaldığında, Allah'ın en sevinçli ve neşeli kulu olmalıdır. Zira o, herkesten daha fazla Allah'ı tanımaktadır ve Cenab-ı Hakk'ın varlıkların en üstünü ve güzeli olduğunu bilmektedir.
12- Adalete davet edildiğinde kulların en itaatkarı, zülüm ve tecavüze davet edildiğinde de en karşı çıkanı olmalıdır."[1]
Kısacası, ilahi peygamberler ve önderler hem ruhsal, hem fiziksel hem de soy açısından insanların en üstünü olmalı, en üstün ahlak ve karaktere sahip olup, hiçbir yönden kendilerinde makamlarına yakışmayacak bir kusur olmamalıdır. Aksi taktirde onlar, kendilerinden amaçlanan hedef ve gayeye ulaşamaz ve insanlara güzel örnek ve önder olamazlar.
 Hz. Ali (a.s), peygamberleri şöyle tanıtıyor: "Allah onları en üstün emanetçilere emanet olarak vermiştir, en hayırlı karargahlarda karar kılmıştır. Onları en yüce belden, en temiz rahimlere aktarmıştır. Onlardan her biri göçüp gidince, yerine bir diğeri Allah'ın dinini korumak için kıyam etmiştir. Nihayet Allah'ın kerameti Muhammed (s.a.a)'a ulaşmıştır. Allah onu en üstün verimli madenden çıkarmış, en değerli tarlada yeşertmiştir. Onu peygamberleri çıkardığı ve eminlerini seçtiği ağaçtan çıkartıp seçmiştir. Onun nesli nesillerin, ailesi ailelerin ve kökü de köklerin en hayırlısıdır. O, Harem'de yeşermiş ve kerem içerisinde boy atmıştır. Onun uzun budakları ve erişilemez meyveleri vardır. O, takva ehlinin imamıdır. Hidayet arayanların gören gözüdür. O, ışık saçan bir lamba ve nur yayan bir yıldızdır. O, kıvılcım saçan bir ateş küresidir. Gidişatı doğruluk, sünneti hidayet, sözü kesin hak ve hükmü adalettir."[2]
 Evet gerçi bağışlama, rahmet, şefkat, şehamet, ihsan, tevazu, şecaat ve sadakat gibi güzel sıfatlar, sadece peygamberlere özgü sıfatlar değildir. Fakat şüphesiz peygamberler, bu açıdan insanların en üstünüdürler.
Yine; kabalık, katılık, kıskançlık ve cimrilik gibi aşağılık sıfatlar, diğer erdemli insanlarda da bulunmaz. Ancak peygamberler, bu açıdan da bütün diğer insanlardan üstündürler.
Peygamberlerin hayatını inceleyen dost, düşman her insan, onların çocukluk döneminden hayatlarının sonuna kadar insanların en erdemlileri olduğunda ittifak etmişlerdir. Zaten insanlara güven verip onların etrafında toplanmalarına sebep olan en önemli unsur, onların bu özellikleri olagelmiştir. Biz, o sıfatlardan bazılarına burada özet olarak işaret edeceğiz.
Bu sıfatlardan biri doğruluktur. Doğruluk sıfatı hayatın her alanında en gerekli ve önemli bir sıfat olmakla birlikte, özellikle de gayb aleminden haber getirecek olan bir peygamber için, toplumun itimat ve güvenini kazanmak açısından daha da çok önem taşımaktadır.
Kur'an-ı Kerim peygamberlerden bahsederken, onlara sıddık (çok doğru konuşan) ismini vermektedir.
Allah Teala Hz. İbrahim (a.s) hakkında şöyle buyurmuştur: "Ve kitapta İbrahim'i de an. Şüphesiz o sıddık (çok doğru konuşan) ve peygamber idi."[3]
Hz. Nuh (a.s) hakkında da şöyle buyuruyor: "Nuh kavmi de elçileri yalanladı. Hani, kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: Siz sakınmayacak mısınız? Doğrusu ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."[4]
Hz. Muhammet (s.a.a) de peygamberliğe erişmeden önce bile, her hususta doğru olduğundan halk arasında emin lakabını almıştı.
Bu sıfatlardan birisi de halka karşı şefkat ve rahmet duygusudur.
Allah Teala Hz. Resulullah (s.a.a) hakkında şöyle buyuruyor: "Andolsun! Sizden olan öyle bir elçi size gelmiştir ki, sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir, üzerinize düşkün, mü'minler için şefkat ve rahmetle doludur."[5]
Yine, o Hazret hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah'ın rahmetinden dolayı, sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, on¬lara mağfiret dile, iş hakkında onlara danış, fakat karar verdin mi artık Allah'a güven, doğrusu Allah güvenenleri sever."[6]
Peygamberler kavimlerinin hidayeti uğruna her türlü işkence ve acılara maruz kalmalarına rağmen, onların iman etmediği için üzülüyor ve nankörlüklerine karşı onlara nefret ve kin duymuyorlardı.
Hz. Nuh (a.s) kendi kavmi tarafından defalarca cismi işkenceye maruz kaldığı halde, yılmadan dokuz yüz elli sene hidayete davet etmiştir.
İslam Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a) için de aynı şey söz konusudur. Halkın onca hakareti, onca saygısızlığı, onca çeşitli işkencelerine rağmen, ümmetinin hidayetinden başka bir şey düşünmüyor ve onların sapıklık ve felaket yolunu seçmelerinden dolayı üzülüyordu. Hatta Cenab-ı Hak sevgili Peygamberi'ni uyarmak zorunda kalıyor ve: "Neredeyse, onlar inanmadılar diye, onlara üzülerek ve peşlerine düşerek kendini helak edeceksin"[7] buyuruyor.
Bu sıfatlardan bir diğeri de herhangi dünyevi bir amaç peşinde olmayıp sırf Allah'ın rızasını gütmektir. Nitekim ilahi peygamberler amaçlarının Allah'ın rızasından başka şey olmadığını açıkça ilan ederek hepsi: "Ben bu görevime karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükâfatım ancak âlemlerin Rabbine aittir"[8] demişlerdir
 


[1] - Şevahid-ür Rübubiyye s. 357
[2] - Nehc-ül Belağa Hutbe: 94
[3] - Meryem: 41
[4] - Şuâra: 105, 106, 107
[5] - Tevbe: 128
[6] - Al-i İmran: 159
[7] - Kehf: 6
[8] - Şuârâ: 109
 

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

07/05/2009 - 11:24 Nübüvvet

n

07/05/2009 - 11:12 Toplumsal Yaşam ve Kanun

n

07/05/2009 - 11:00 İnsan Toplumsal Bir Varlıktır

n

07/05/2009 - 10:19 Peygamberlerin Hedefleri

n

07/05/2009 - 10:00 Peygamberleri Tanıma Yolları

n

07/05/2009 - 08:32 Peygamberlerin Sıfatları

n

07/05/2009 - 08:24 Peygamberlerin Masumiyeti

n

06/05/2009 - 13:49 Peygamberlerin Makamları

n

06/05/2009 - 13:43 Peygamberlerin Sayısı

n

06/05/2009 - 13:06 Resul ve Nebinin Farkı

n

06/05/2009 - 12:54 Kurân'da İsmi Geçen Peygamberler

n

06/05/2009 - 12:52 Ulu'l-Azm Peygamberler

n

06/05/2009 - 11:39 Hz. Nuh (a.s)

n

06/05/2009 - 11:31 Hz. İbrahim'in Putlara Karşı Mücadelesi

n

06/05/2009 - 11:26 Hz. İbrahim'in Ateşe Atılışı

n

06/05/2009 - 11:16 Hz. İbrahim'in Hicreti

n

06/05/2009 - 10:28 Hz. Musa (a.s)

n

06/05/2009 - 10:24 Hz. Musa'nınVeladedi

n

06/05/2009 - 10:04 Hz.Musa'nın Firavun'un Sarayında Büyümesi

n

06/05/2009 - 09:55 Hz. Musa'nın Hicreti

n

06/05/2009 - 09:53 Hz. Musa'nın Çobanlığı

n

06/05/2009 - 08:22 Hz. Musa'nın Peygamberlikle Görevlendirilmesi

n

05/05/2009 - 14:28 Hz. İsa (aleyhisselam)

n

05/05/2009 - 14:26 Hz. İsa'nın Veladeti

n

05/05/2009 - 14:10 Hz. İsa'nın Peygamberliği

n

05/05/2009 - 14:07 Hz. Muhammed (s.a.a)

n

05/05/2009 - 14:06 Kurân'ın Mucize Oluşu

n

05/05/2009 - 14:04 İlahi Dinlerin Birliği

n

05/05/2009 - 14:03 Son Peygamber

n

05/05/2009 - 14:02 Hazretin Makamı

n

05/05/2009 - 13:59 Ümmetine Şefkati

n

05/05/2009 - 13:57 Kararlığı ve İstişaresi

n

05/05/2009 - 13:56 Tebliğ Yöntemi

n

05/05/2009 - 13:54 İlmi Önemsemesi

n

05/05/2009 - 13:54 İbadeti

n

05/05/2009 - 13:52 Oruç Tutuşu

n

05/05/2009 - 13:51 Zühdü

n

05/05/2009 - 13:50 Tevazusu

n

05/05/2009 - 13:49 Emanettarlığı

n

05/05/2009 - 13:47 Cömertliği

n

05/05/2009 - 13:45 Sabrı

n

05/05/2009 - 13:45 Şecaati

n

05/05/2009 - 13:44 Oturuşu

n

05/05/2009 - 13:41 Yemek Yemesi

n

05/05/2009 - 13:40 Su İçmesi

n

05/05/2009 - 13:39 Güzel Koku Kullanması

n

05/05/2009 - 13:38 Temizliği

n

05/05/2009 - 13:29 Aynaya Bakışı

n

05/05/2009 - 13:27 Elbise Giyişi

n

05/05/2009 - 13:25 Dişleri Temizlemesi

n

05/05/2009 - 13:24 Affı

n

05/05/2009 - 13:22 Kölelere Davranışı

n

05/05/2009 - 13:20 Halka Davranışı

n

05/05/2009 - 13:17 Tokalaşması

n

05/05/2009 - 13:15 Mizahı ve Gülüşü

n

05/05/2009 - 13:10 Genel Adap ve Ahlakı

n

05/05/2009 - 13:07 İsmi

n

05/05/2009 - 13:03 Peygambere (s.a.a) Salavat

YAZARLAR

Rahmi Onurşan Rahmani

Herkesle olup hiç kimsenin rahmetini almadan ölmek
Mikail Gürel

Sizi Gidi Kamacılar…
Turgut Atam

GADİR-İ HUM’UN TARİHTEKİ YERİ
Kerim Uçar

MÜMİNLERİN NİŞANELERİ
Mir Kasım Erdem

CAN VERME HALİ
Yakup Yaşlak

Aşura; Yeniden Ölmek Mi, Yoksa Yeniden Diriliş Mi?

MULTİMEDYA

ETKİNLİK TAKVİMİ

19 Ocak 2018
Pz Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31

DUYURULAR

ANKET

SİTEMİZİ  NASIL BULDUNUZ
İYİ
KOTÜ
ORTA

Sonuçları Göster

FAYDALI LİNKLER

 
 

Ana Sayfa

Hakkımızda

Ziyaretçi Defteri

İletişim