Hz. Fatıma'dan İnciler

Hz. Fatıma'dan İnciler

Resulullah (s.a.a) Fatıma’yı, onun zahit, abide ve Hatice’den de bir yadigâr olduğundan dolayı çok severdi.

1-Dünyadan Daha Değerli Zikir
 “Hz. Ali (a.s), Hz. Fatıma (a.s)’a, Resulullah (s.a.a)’in yanına gidip O’ndan bir hizmetçi istemesini emretti (önerdi). Bunun üzerine Hz. Fatıma (a.s) Resulullah (s.a.a)’in yanına giderek şöyle dedi:
“Ya Resulullah! El değirmeni beni zahmet ve meşakkate uğratmıştır.” Bu esnada ellerindeki değirmen izini Resulullah’a göstererek O’ndan kendisine bir hizmetçi vermesini istedi.
Resulullah (s.a.a) cevaben şöyle buyurdular:
“Ya Fatıma! -Hizmetçi yerine- dünya ve dünyadaki olan şeylerden daha hayırlı olan bir şeyi sana öğreteyim mi? Yatmaya gittiğinde otuz dört kez “Allah-u Ekber”, otuz üç kez “el-hamdu lillah”, otuz üç kez de “Subhanellah” söyle.”[9]
2- Topraktan Olan Tesbihi
İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:
“Resulullah (s.a.a)’in kızı Fatıma (a.s)’ın tesbihi, tekbirler (34) sayısınca düğümlenen bir yün ipinden ibretti. Hz. Fatıma (a.s), Hz. Hamza şehit olana dek bu ipi elinde döndürerek tekbir ve tesbih diyordu. Hz. Hamza şehit olduktan sonra onun kabrinin toprağından bir tesbih yaptı. Artık ondan sonra tesbih yapmak halk arasında yaygınlaştı.”[10]
İkinci Bölüm: Nurun Sâyesinde
3- Hatice’nin Yadigârı
Ravi diyor ki:
“Resulullah (s.a.a) Fatıma’yı, onun zahit, abide ve Hatice’den de bir yadigâr olduğundan dolayı çok severdi.”[11]
4- Edep Kaynağı
 Ümmü Seleme diyor ki:
 “Ben Resulullah (s.a.a) ile evlendiğimde... kızı Fatıma’nın işlerini bana havale etti; ben de ona yol gösterip onu eğitmek ve ona yaşayış adabı öğretmek istiyordum. Allah’a and olsun ki, o yaşayış adabını ve bütün şeyleri benden daha iyi biliyordu.”[12]
5- Resulullah’a Benzemesi Ve Hazretin Ona Gösterdiği Hürmet
Aişe diyor ki:
 “Allah’ın kullarından, konuşma ve söz açısından Fatıma kadar Resulullah’a benzeyen bir kimse görmedim. Resulullah’ın yanına geldiğinde, Resulullah (s.a.a) onun elinden tutarak onu öpüyor, ona hoş geldin diyor ve onu kendi yerinde oturtuyordu. Peygamber (s.a.a) de Fatıma’nın yanına gittiğinde, Fatıma ayağa kalkarak Hazrete hoş geldiniz deyip elinden tutarak onu öpüyordu.”[13]
 6- Resulullah’ın Yolunu Beklemesi
Ravi diyor ki:
 “Resulullah (s.a.a) sefere gittiğinde, Resulullah’ın seferden dönme haberi Fatıma (a.s)’a ulaştığında, Fatıma (a.s) kapının önüne çıkarak Resulullah (s.a.a)’i bekliyordu. Resulullah’ı gördüğünde O’nu karşılamaya gidip yüzünden öpüyordu.”[14]
7- Resulullah’ı Savunması
Ravi diyor ki:
 “Kureyiş’in düşmanlığı, (Ebu Talib’in vefatından sonra) Resulullah’a karşı şiddetlendiğinde, Fatıma (a.s), müşriklerin ve Kureyş ahmaklarının hile ve eziyetleri karşısında Resulullah (s.a.a)’i savunuyordu. Bir gün... (müşriklerden Amr As ve Ukbe gibi birkaç kişi) ceninin rahimdeki eşi denen deriyi kaldırıp, Resulullah (s.a.a) Ka’be’nin kenarında secde ettiği halde iken O’nun başına bıraktılar. Bu durumu gören Fatıma (a.s) ağladığı halde gelerek onu babasının başından kaldırıp bir kenara attı.”[15]
 8- Sırrı Koruması
Aişe şöyle diyor ki:
 “Fatıma, Resulullah’ın hastalandığı sırada onun ziyaretine geldi; onun yürüyüşü sanki Resulullah’ın yürüyüşüydü. Resulullah (s.a.a) onun kulağına gizlice bir söz söyledi, bunun üzerine Fatıma ağladı. Daha sonra yine Resulullah (s.a.a) onun kulağına gizlice bir şey söyledi, bu defasında güldü... Resulullah’ın ona ne dediğini sorduğumda; “Resulullah’ın sırrını açığa vurmam” dedi.[16]

Google+ WhatsApp