Kategori : KURAN

Kurân Örfünde Te'vilin Hakiki Manası

Kurân Örfünde Te'vilin Hakiki Manası

Geçen bölümlerde bazısına değindiğimiz tevil sözcüğünün geçtiği ayetlerden anlaşıldığı üzere "tevil" kelimesi, anlam türünden bir şeyi ifade etmiyor.

Kurân-ı Kerim'de Nasih ve Mensuh Vardır

Kurân-ı Kerim'de Nasih ve Mensuh Vardır

Kur'an'da mevcut olan ahkam ayetleri arasında, nazil olduktan sonra, daha önce nazil olan ve uygulanan ayetlerin hükümlerinin yerini alan ve önceki hükmün geçerli olduğu süreye son veren ayetler mevcuttur.

Kurân Tefsirinin Meydana Gelişi ve Seyri

Kurân Tefsirinin Meydana Gelişi ve Seyri

Kur'an-ı Kerim'deki kelime ve cümlelerin tefsiri, nazil olduğu zamandan başlamıştır. Bizzat Resul-ü Ekrem (s.a.a) Kur'an'ı öğrenmekle ve ayet-i kerimelerinin mana ve hedeflerini açıklamakla meşguldü.

Tefsir İlmi ve Müfessirlerin Sınıfları

Tefsir İlmi ve Müfessirlerin Sınıfları

Hz. Muhammed (s.a.a) in vefatından sonra, Ubey İbn-i Kââb, Abdullah İbn-i Mesud, Câbir İbn-i Abdullah, Ebi Said El-Hudri, Abdullah ibn-i Zubeyr, Abdullah İbn-i Ömer, Enes, Ebu Hureyre, Ebu Musa ve hepsinden daha ünlü Abdullah İbn-i Abbas gibi sahabeler, tefsir ilmiyle uğraşıyorlardı.

Araştırmanın Sonucu

Araştırmanın Sonucu

Kur’an’ın gerçek tefsiri, ayetlerde tedebbür etmek (derince düşünmek) ve bir ayetin açıklanması için ilgili diğer ayetlerden yararlanmakla elde edilen tefsirdir.

Kurân'ın Bu Konularla İlgili Görüşü

Kurân'ın Bu Konularla İlgili Görüşü

Bu yüzden, ilahi dinleri de toplumsal olgular sayıp diğer toplumsal olgular-ı incelemekte keşfedilen ölçülere değerlendirmeye kalkışmışlardır.

Allah'ın Kelamı

Allah'ın Kelamı

Sözkonusu yoruma göre, peygamber zihnine hutur eden (gelen) temiz fikirleri Allah’ın kelamı olarak adlandırmıştır

Ruhu'l-Emin (Cebrail)

Ruhu'l-Emin (Cebrail)

Önceki bölümde işaret olunan yoruma göre, Hz. Peygamber (s.a.a), onu iyiliğe doğru yönelten kendi temiz ruhunu RuH’ul Emin ve onun ilkaatını (telkinlerini) vahy olarak nitelendiriyordu.

Melekler ve Şeytanlar

Melekler ve Şeytanlar

Ama Kur’an-ı Kerim’in açıklaması bu görüşün aksinedir. Kur’an-ı Kerim, melek ve şeytanların duyu çerçevesine girmeyen gerçek bir varlık ve idrak sahibi yaratıkları olduğunu bildirmiştir.