KURÂN'IN MUCİZESİ

KURÂN'IN MUCİZESİ

Kur’an, sadece fesahat ve belagat yönünden mucize değildir. Kuşkusuz maarif, nasihat, deliller, gaybi haberler ve kanunlar açısından da mucizedir

Kurân’ın Mucizesi

 أَمْ يَقُولُونَ افْتَرَاهُۖ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِّثْلِهِ مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُم مِّن دُونِ اللَّهِ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ

“Yoksa ‘Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu’ mu diyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin.”

Hud, 13

Kur’an, sadece fesahat ve belagat yönünden mucize değildir. Kuşkusuz maarif, nasihat, deliller, gaybi haberler ve kanunlar açısından da mucizedir. Çünkü ‘Ved’u meni’s-teta’tum’ (çağırın çağırabileceklerinizi) ifadesindeki davet bütün insanlaradır. Sadece Kur’an’ın fesahat ve belagatini anlayan Araplara bir davet yoktur. Başka bir ayette de zaten bu davet yenilenmektedir: “De ki: and olsun, bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak üzere insü cin bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler.” [1]

Kur’an’ın mucize oluşu birçok yöndendir: Kıraatta lafızların nefaset ve zarafeti, yirmi üç yıl süre içerisinde nazil olmasına rağmen muhtevasındaki uyum, kimsenin haberdar olmadığı ilimlerden bahsetmesi, daha sonra vuku bulacak olayları dile getirilmiş olması, hiçbir nişanesi ve eseri olmayan geçmişte yaşamış kavimlerden haberler vermesi, insan hayatına dair bireysel ve toplumsal tüm boyutlarda kâmil kanunlar beyan etmesi gibi. Asırlar boyu her türlü tahriften, değişimden, eskimiş ve unutulmuş olmaktan da uzak kalmıştır.

Meydan okumada bu kadar hafifletmeye rağmen – Kur’an’ın bir benzerinden, on sure ardından da bir sure getirin denmesi – beşer yine de Kur’an’a benzer bir kitap getirmekten acizdir. Kur’an şöyle buyurur: “Bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak üzere insan ve cin bir araya gelseler...” [2] Bir başka ayette ise: “De ki: …Siz de onun gibi uydurulmuş on sure getirin.” En sonunda ise Kur’an; kendisindeki gibi tek bir sure getirilmesi yönünde meydan okur: “… haydi onun benzeri bir sure getirin” [3] ‘Bu azaltmayla birlikte insanlara yapılan benzerini getirmeleri hususundaki meydan okuma da göze çarpmaktadır. Mesela bir yerde; “Eğer insan ve cinler bir araya gelip, birbirlerine destek olsalar…” ifadesi kullanılırken bir başka ayette ise “Allah’tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın” da buyrulur. Tarihte düşmanların İslam aleyhine bunca savaş çıkardıklarını ve türlü türlü hileler yaptıklarını görürüz. Ancak halâ Kur’an’ın bir suresi gibi bir sure getirememişlerdir. Acaba bu mucizeden farklı bir şey midir?

 

[1]      İsra, 8

[2]      İsra, 8

[3]      Bakara, 2

Google+ WhatsApp