Türk Halkı Bahreyn'i Unutmadı!

Türk Halkı Bahreyn'i Unutmadı!

14 Şubat’tan bu yana zalim ve kukla kralların Bahreyn’de işledikleri zulüm, baskı ve işkenceleri lanetlemek ve bu zulme seyirci kalan insanlığa ve İslam dünyasına seslenmek üzere Taksim'de toplanan bine yakın Ehlibeyt genci zalimlere lanet yağdırdı.

22 Nisan Cuma akşamı Zeynebiye Gençliği öncülüğünde Galatasaray Lisesi önünde toplanan yüzlerce genç, oluşturulan meşaleli kortejle İstiklal Caddesi boyunca Taksim Meydanı'na yürüdü. Ellerinde Bahreyn bayrakları ve kralların karanlığına inat halkın aydınlık geleceğini simgeleyen meşalelerle yürüyüşe geçen protestocular "Bahreyn halkı yalnız değildir; İnsanlık uyuma, Bahreyn'e sahip çık; Kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail; Müslümanlar kardeştir, Siyonistler kalleştir; Katil Suudi, Bahreyn'den defol; Arabistan kralı, Amerikan uşağı" gibi sloganlarla Taksim'i inlettiler.

Yerli ve yabancı basın mensuplarının ilgilye takip ettiği yürüyüşü dikkatle izleyen vatandaşlar da, alkışlarla protestoculara desteklerini ifade ettiler. Taksim Anıtı önünde toplanan gençler, burada basın açıklamasını dinlediler. Zeynebiye Basın Sorumlusu Kasım Alcan tarafından kamuoyuyla paylaşılan bildiri sık sık sloganlara kesildi.

İngilizce ve Arapça dövizlerin de taşındığı gösteriye İstanbul'daki Ehlibeyt alimlerinden Zeynebiye Camii İmamı Ş. Hamit Turan, Alulbeyt Müessesi Türkiye temsilcisi Ş. Rahmi Onurşan, Bağcılar İmam Ali Camii İmamı Ş. Hasan Karabulut, Parseller Hz. Resul-i Ekrem Camii İmamı Ş. Ammar İlter, Arnavutköy Hz. Fatımat'uz Zehra Camii İmamı Ş. Ziya Gök, Şahintepe İmam Rıza Camii İmamı Ş. S. Musa Atış, İstanbul Milletvekili adayı Ali Özgündüz, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile Ehlibeyt gençleri katıldı.

“Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla”

“…Bir cana kıymamış ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmamış bir insanı öldüren, bütün insanları öldürmüş gibidir; bir kişinin canını kurtararak yaşatan da bütün insanları hayata döndürmüş gibidir...” (Mâide/32 )

“Kim sabah eder de Müslümanların işlerini umursamazsa onlardan değildir; kim de “Ey Müslümanlar!” diye feryat eden birisini duyar da onun yardımına koşmazsa Müslüman değildir.” Hadis-i Şerif

Müslümanlar din kardeşimiz, Müslüman olmayanlar tür kardeşimizdir

Bizler, Müslüman ve mazlum Bahreyn halkının barbarca ve vahşice çeşitli saldırılara, ardı ardına gelen acı ve musibetlere maruz kaldıklarına tanık olmaktayız.

Bahreyn’de her gece mazlumların işkence altında inilti sesleriyle, annelerin, yetim çocukların, dul kalan hanımların ahu zar sedalarıyla geçer ve her sabah zalimlerin yeni kıyımlarıyla, yeni zulümleriyle, yeni tutuklamaları ve yeni işkenceleriyle açılır.

Mısır, Tunus, Libya, Cezayir ve diğer ülkelerde olduğu gibi, Bahreyn halkı da, eşit vatandaşlık temeline dayanan, temel insan haklarını ve özgürlüklerini teminat altına alan bir anayasayla yönetilmek ve insanca yaşamak istiyor. Bahreyn halkı bu temel taleplerle barışçıl gösteriler yaparken onlara savaşla karşılık verildi. Hamid bin İsa  Al-i Halife denen Bahreyn diktatörü adalet isteyen kendi halkına karşı savaş açtı. Bahreynlilerin tamamı, ülkeyi yöneten kral ve ailesinin emperyalizm uşağı, Siyonizm’in uşağı olduklarını gördükleri için, ülkenin servetini emperyalistlerin, Siyonistlerin hesaplarına akıttıkları için defolup gitmesini istiyor.

Suudi tankları oradaki müminlerin camilerini yıkıyor, her türlü hukukuna tecavüz ediyor, işkence altında insanlar ölüyor. Halk feryat ediyor! Sesimizi duyan yok mu, diye inliyor. Dünya bu vahşete bir şey demeli! Müslümanlar bir şey demeli! Türkiye de bir şey demeli! Dünyanın bu meseleye hangi gözle baktığını ortaya koyması gerekir. Ama nedense dünya da kulağını tıkamıştır! Halkın sesine kulak verilmiyor, aksine sadece Âl-i Halife denen, zalim ve kukla kralın sözüne kulak veriliyor. Diktatörün sözünü dinliyorlar. Ama Tunus’ta, Mısır’da, Libya’da, Yemen’de öyle olmuyor. Nedense söz konusu Bahreyn olunca diktatörün sözüne itibar ediliyor, ama halkın sözüne kulak asılmıyor! Acaba insanların hukuku konusundaki bölgesine, mezhebine ve dinine göre mi bakacağız, yoksa evrensel insan hakları penceresinden mi bakacağız?

Şimdi buradan, hala insan ve Müslüman kalabilenlere sesleniyoruz! Şu anda Bahreyn’de o ülkeye yabancı olan güçler, başta Suudi güçleri ve körfez işbirlikçileri halka işkence ediyor, zulüm yapıyor! Bahreyn’e  Kuveyt de asker gönderdi. O Kuveyt ki diktatör Saddam’ın bağırtısını duyunca yandaşlarıyla beraber ülkesini bırakıp kaçmıştı. Ülkesini korumak için yine orada yaşayan mazlum Şiiler kaçmadı, o ülkeye sahip çıktı. İşte bu kral şimdi aslan kesiliverdi! Bahreyn’e asker gönderiyor; zalim, kukla Al-i Halife ailesini korumak üzere!

Biz diyoruz ki; “Her zaman haklının ve mazlumun yanındayız.” Dini-mezhebi ne olursa olsun; mazluma dini sorulmaz. Bunu diyebilen kim varsa gelsin, beraber feryat edelim.  

Vicdan sahibi aydınlar, yorumcular, köşe yazarları, evrensel insan haklarına değer verenler; Bahreyn’deki mazlumların iniltisine ne zamana kadar kulak tıkayacaksınız? Neden susuyorsunuz?!

Siyonistlere fare, Müslüman’a aslan kesilenler! Ey Suudi ailesi, ey Bahreyn halifesi! Yeter artık Müslümanlara çektirdikleriniz, Müslüman’ın servetini sömürdükleriniz! Müslümanları düşman karşısında, emperyalist ve siyonistler karşısında zelil ettiğiniz yeter artık. Defolun gidin!

ZEYNEBİYE GENÇLİK KOMİSYONU /  Zeynebiye Basın Sorumlusu Kasım ALCAN

 

 

Google+ WhatsApp