Siz Aleviler İmam Ali Hareminin (Türbesinin) Güvercinleri idiniz
Uçurdular Sizi Buralardan
Artık Geri Dönme Vaktiniz Gelmedi mi?
Ayetullah Sistani:

Ana Sayfa

Hakkımızda

Foto Galeri

Multimedia

İletişim

Ziyaretçi Defteri

Kategoriler

KATEGORİLER

ÜYELİK

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

BİR AYET

BİR HADİS

FOTO GALERİ

ÇOK OKUNANLAR

 
 
 

 
Erbein'de Kerbela'ya Yürümek (2)
22/03/2009 - 22:30

Rahmi Onurşan Rahmani
Bir gün sonra terörist bir kadının üzerindeki bombaları patlattığını 7 ölü yirmiden fazla yaralının olduğu haberini alıyoruz. Ölü ve yaralıların çoğu kadın ve çocuklar.
Böyle bir eylemi kim niçin yapar sorusuna binlerce cevap verilmiş, bir o kadar da yorum yazılmış durumda. Fakat bir sebebinin dini alt yapı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Belki siz de olsanız aynısını yapardınız. İslam dinini kurtarmak, işgalcilerle işbirliği yapanları yok etme adına bu işe kalkışabilirdiniz.

Daha çocuk yaştan Şiilerin Müslüman olmadığı, hepsinin müşrik olduğu, din düşmanları oldukları, sahabelere küfür ettikleri, Kuran’ın tahrif olduğuna inandıkları, Hac için Mekke’ye değil Kerbela’ya gittikleri, din kurucularının bir Yahudi olduğunu, zinayı caiz bildikleri, gerçek İslam dinini yok etmek istedikleri ve yüzlerce batıl inanca sahip oldukları iftiraları size de inandırılsa, Allah adına, Resulullah (s.a.a) adına böyle bir olaya girişebilirdiniz.

Şu anda ülkemizde de bunun alt yapısı hazırlanıyor gibi. Suudi Arabistan ve Arap ülkelerinin finansa ettiği birçok tarikat yuvasında Alevilerin ve Şiilerin küfrüne fetva veriliyor. Google’de ararsanız bu olayın ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını görürsünüz. Hatta bazıları bu alçakça iftira ve yalanları o kadar ileriye götürmüşler ki Şiilerin ölüm fermanını bile vermekten çekinmiyorlar.
Irak’taki bu eylemleri yapanların çoğunun Suudi Arabistan’dan gelen teröristler olduklarını söylüyorlar. Veya onların eğittiği yerli halk. Neden kendi ülkelerini değil de Irak’ı özgürleştirmek istiyorlar? Kendi ülkeleri veya Ürdün, Kuveyt, Bahreyn, B. Arap Emirlikleri, Yemen ve birçok Arap ülkeleri değil de Irak ve onun mazlum halkı mı işbirlikçi? Gibi mazlum ve saf soruların tarihi geçmiş tabi ki…

Sorun aslında şu anda Irak’ta bir Şii hükümetin iş başında olması ve demokratik bir seçimle iş başına gelmesi. Bu, 21 asırda krallıkla ülkelerini yöneten Arap ülkeleri için büyük tehdit. Şimdiye kadar Şii İran’ı Mecuslukla suçlayarak biraz olsun halkı ikna edebiliyorlardı. Fakat Irak’ın Şii Arap halkı bu silahlarını etkisiz hale getirdi. Arap milliyetçiliğinin de bu saatten sonra fazla etkisi olacağını sanmıyorum.

Dini merkezleri sahneye çekerek Allah, peygamber, Kuran için Şiileri karalama politikası geriye kalıyor. Siyonist ve Amerikalı yöneticilerle el ele vererek Peres ve Olmert’e tebessüm öpücükleri dağıtıp, Şiileri din düşmanı olarak suçlamak ne kadar inandırıcı olur bunu göreceğiz. Bu siyaset geri de tepebilir. Amerika, Saddam örneğinde olduğu gibi diğerlerinin boynunu da sevmedikleri insanların ipine verebilir.

Bu tahlilleri işin uzmanlarına bırakarak ziyaret notlarına dönelim.
Alulbeyt’in binası Kazimeyn olaylarında terör saldırısı sonucu üzerinden binlerce insanın düşerek boğulduğu köprünün yanı başında. Köprünün öbür tarafında Sünniler oturuyor. Bu tarafında ise Şiiler. Öbür tarafında Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanife’nin bu tarafında 7. ve 9. imamların türbeleri var.
Gaffari kazimeyn olaylarından önce iki tarafta da Sunni ve Şiilerin beraber yaşadığını, hatta iki mezhebin izleyicilerinin birbirleriyle evlendiklerini, fakat Tekfircilerin son türbe saldırısından sonra bu kardeşlik ortamının bozulduğunu söylüyor. Artık köprünün öbür tarafında Şii bu tarafında da Sünniler yaşamıyor. Ne kadar acı.
Eşyaları odalara taşıyoruz. Neredeyse bir asırlık bir ev. Her şeyi antika denilecek şekilde, biraz daha manevi hava katıyor ortama
Kazimeyn’de elektirikler 3 saat geliyor 3 saat yok. Yani 12 saat elektrik var, 12 saat yok. Durumu yerinde olan herkesin kapısında benzinle çalışan büyük jeneratörler var. Ama sesleri dayanılır gibi değil. Çalıştıklarında çok ses çıkarıyorlar.
Elektrik kabloları bağırsak gibi hem şehri, hem de binaları sarmış. Bütün kablolar dışarıda. Yüz yıl öncesini andırıyor şehir. Alt yapısı nerdeyse sıfır. Mikail hocanın yatağının yanındaki şartelin kabloları tamamen çıplak. Kerim hoca gece çok hareket ettiğinden kablolara dokunur korkusuyla kendi yatağını ona vererek onun yatağına geçiyor.
Hem akşam namazına gitmek hem de imamların haremlerini ziyaret etmek için gusül alıyoruz. Akşam vakti sokaklar sessiz. Yanımızdan geçen polis arabalarından başka genelde sokaklarda kimse yok. Haremle Alulbeyt binasının arası 700-800 metre var. Hareme yaklaşınca namaza giden insanları görmeye başlıyoruz. Çoğunlukla İranlılar. Iraklıların aksine İranlılar cemaat namazına çok önem verirler. Bu soğuk havada bile akın akın hareme geliyorlar.
Haremin giriş yollarında birkaç yerde arama var. Herkes arandıktan sonra hareme gidebiliyor. Hemen girişte bulunan otele yöneliyoruz. Halkalıdan gelen iki gencimiz de bu otelde kalıyor. Arif ve Aytekin. Onları da alarak namaza gidiyoruz. Hareme telefon fotoğraf makinesi sokmak yasak. Yanında getirenler Emanet bölümüne vererek içeri girebiliyorlar.
Hareme yakın yerlerdeki dükkânlar açık. Genelde dinar ve İran para birimi olan riyal üzerinden alış veriş yapılıyor. Irak dinarı yerine rahatlıkla İran riyali (tümeni) verebiliyorsunuz. Zaten değerleri de birbirine yakın. İranlı ziyaretçiler çok olduğundan nerdeyse bütün Iraklılar Farsça öğrenmişler. En azından fiyatları çok iyi biliyorlar. Günlük iki bin İranlının Irak’a girdiğini söyleniyor. Kısıtlama olmasa bu rakamın günlük on bine çıkabileceği bile söyleniyor.
Uzun Arap elbisesi “dişdaşe” giymemize, başımıza da Arapların bağladığı kefiyeyi atmamıza rağmen yine de yabancı olduğumuzu gizleyemiyoruz. İlk sordukları “İrani?” oluyor. “Ne Turki” diyerek şaşırtıyoruz Iraklıları.
İlk önce iki masum ve mazlum imamın ziyaretnamesini okuyoruz. İranlılar da gurup gurup bir köşede oturmuş ziyaretname okuyor, Farsça-Azerince ağıt yakıyor ve ağlıyorlar. Haremin mis kokusu yanan ve kırılarak yansıyan ışıklarla beraber bu dualara eşlik ediyor. İlahi bir orkestraya oluşturuyor. Gözyaşları yanaklardan süzülerek bu susuz topraklarda ritme ayak uyduruyor. Aşk bir kez daha mazlumiyet ve hicrana ağlıyor. Türbenin zireyhi bunun şahidi olarak ziyaretçini ellerinden yapışıyor. Aşıkla maşukun buluşma noktası olmak gururuyla fahrediyor maddeye. Mananın temsilcisi olma şerefi ve vekaleti, ona konulan sevgi buseleriyle coşuyor. Ve sonra “Salli âla Muhammed ve âli Muhammed” sesleriyle yeniden kendine geliyor.
Rahmi Onurşan Rahmani
(Devam edecek…)

Bu Makale 2304 defa okunmuştur

 

Yorum Ekle
 

Yazdır
 

YORUMLAR

New Page 1
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

03/03/2014 - 09:39 Herkesle olup hiç kimsenin rahmetini almadan ölmek

09/03/2013 - 15:19 Dünü bugünüyle “Diyanet’e bağlanma” ve “Merceiyet’ten Fetva”

16/01/2013 - 15:28 Erbein'i Paylaşmak

19/07/2012 - 13:11 Olmadı Hilal Bacım, Olmadı!

29/05/2012 - 17:42 Adın "Ali" ama gözlerin "Muaviye"ye benziyor

02/04/2012 - 01:46 KUTSAL EMANETİ YAŞATAN ALİMLERİMİZİN HATIRASINA

12/12/2011 - 15:59 Ayasofya, Sultan Ahmet ve Hüseyin Çadırı

21/09/2011 - 11:14 SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK

09/09/2011 - 11:55 ZAFER ANDI

19/08/2011 - 15:53 ALİ ŞİASI

06/08/2011 - 23:23 ÖMER’İN AĞZINDAN ALİ’Yİ ÖĞRENMEK…

21/04/2011 - 13:42 Tasavvuf Aleviliğinden Caferi İmparatorluğuna

12/04/2011 - 03:07 Ayetullah Sistani Ve Başbakan Erdoğan’ın Tarihi Buluşması.

05/01/2011 - 14:04 Erbain'in Tarihteki Yeri?

13/05/2010 - 15:19 Kerbela'da Bir Amerikalı

12/01/2010 - 18:41 İran'ın Yayılmacı Politikası

22/03/2009 - 22:30 Erbein'de Kerbela'ya Yürümek (2)

19/03/2009 - 00:50 Erbein’de Kerbela’ya Yürümek (1)
 

YAZARLAR

Rahmi Onurşan Rahmani

Herkesle olup hiç kimsenin rahmetini almadan ölmek
Mikail Gürel

Sizi Gidi Kamacılar…
Turgut Atam

GADİR-İ HUM’UN TARİHTEKİ YERİ
Kerim Uçar

MÜMİNLERİN NİŞANELERİ
Mir Kasım Erdem

CAN VERME HALİ
Yakup Yaşlak

Aşura; Yeniden Ölmek Mi, Yoksa Yeniden Diriliş Mi?

MULTİMEDYA

ETKİNLİK TAKVİMİ

24 Kasim 2017
Pz Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30

DUYURULAR

ANKET

SİTEMİZİ  NASIL BULDUNUZ
İYİ
KOTÜ
ORTA

Sonuçları Göster

FAYDALI LİNKLER

 
 

Ana Sayfa

Hakkımızda

Ziyaretçi Defteri

İletişim