Ehl-i Sünnet sizin kardeşinizden de öteye canınız, özünüzdür.
Ayetullah Sistani

Ana Sayfa

Hakkımızda

Foto Galeri

Multimedia

İletişim

Ziyaretçi Defteri

Kategoriler

KATEGORİLER

ÜYELİK

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

BİR AYET

BİR HADİS

FOTO GALERİ

ÇOK OKUNANLAR

 
 
 

 
SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK
21/09/2011 - 11:14

Rahmi Onurşan Rahmani

 

Yüce Yaratıcının Adıyla...

Kimiyle bir gün yaşarsın bir ömre bedel, kimiyle bir ömür yaşarsın bir güne değmez,

Kimine bir kahve ısmarlarsın bir ömür unutmaz, kimine bir ömür köle olursun bir kahve etmez,

Kimileri bir ömür alacaklıdır üstüne canını versen ödenmez, kimine bir selam versen bir ömür borçlu hisseder, canını verse bir selam etmez.

De dediğin kadar, say saydığın kadar…

İşte bu bir kısım insanın kahrı hiç çekilmez. Çünkü ne yapsan hakkı, zaten alacaklı olduğu için hep borçlusundur.

Onlar sonsuza kadar alacaklı hissederler. Hatta vardıkları yeri, makamı ve imkânları yaratanın bir lütfü olarak değil de, kendi hakları olarak görürler.

Herkes ise kendilerine borçlu kölelerdir. Onların kendisine karşı yaptığı fedakârlığı, hizmeti, selamı, saygıyı bu borcun bir parçası olarak görürler.

Bırakın bizi, Yüce Allah’ı bile kendilerine borçlu bilirler, birazcık makam, mülkten kesilse Allah’ı kendilerine ihanet etmekle suçlarlar

وَأَمَّا إِذَا مَا ابْتَلَاهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبِّي أَهَانَنِ

 “Amma onu imtihan edip de rızkını darlaştırdığı vakit de der ki: «Rabbim bana ihanet etti.»

Yani Yüce Allah’ın borcunu ödeyemediği birine karşı, sen-ben borcumuzu ödeyebilir miyiz?

Canını versen “Allah razı olsun değersiz canını benim gibi değerli, üstün ve seçilmiş bir insana bahşetti” demezler.

Hatta kuru bir teşekkürü dahi karşı tarafın hak ettiğine inanmaz veya onu dillendirmekten acizdirler, zavallıdırlar.

Bazen bu alacak öyle bir yere gelir ki, herkesin varlığının kendisine borçlu olduğu kanısına varır. Yaratan makamına oturur. Kendisi ise hiç kimseye borçlu olmadığından bir üst kimse kalmaz ve “En büyük Rab” olur çıkar, firavunlaşır.

فَقَالَ أَنَا رَبُّكُمُ الْأَعْلَىٰ (Sizin en yüce Rabbiniz benim' dedi.)

Hepimizi tehdit eden büyük bir beladır, sınavdır bu. Özellikle toplumda her ne sebepten olursa olsun önünde eğilenlerin olduğu, beş on taraftarı olan insanların belasıdır bu.

Hele bir de yağcı yaltakçıları olunca, kusurlarını kusursuzluk gösteren, kirli dişlerini sakallarıyla temizleyen, yırtık pantolonu eliyle kapayanlar olunca, daha bir pekişir en üstün ve alacaklı oluş.

Yaratanın dahi kendini tek taraflı alacaklı olarak dayatmadığı halde, Benim yaratan hakkım varsa sizin de yaratılan hakkınız vardır, ben sizden ibadet istiyorsam, siz de benden hidayet isteyin, çünkü hakkınız, dediği halde…

…bizimkiler borcu olmayan alacaklıdırlar.

Oysa ki;

Babanın oğul üzerinde hakkı olduğu gibi, oğlun da baba üzerinde hakkı vardır. Eşlerin birbirleri üzerinde hakkı vardır, komşunun komşu, dostun dost, akrabanın akraba, insanın insan üzerinde hakkı vardır…

Arabanın tamamının kendisine ait olduğunu sanan motor dahi olsanız, küçük bir vidanın üzerinizdeki hakkını anlamazsanız, firen tutmaz, çarptığınız duvar sizi iki büklüm eder ve sonunda istemeseniz de tarihin araba çöplüğüne atarlar. Sonra da sizi eritir adam yerine koymadığınız vida yaparlar. Aslında bir vida kadar değeriniz olduğunu anladığınızda iş işten geçmiş motordan eser kalmamıştır.

Kimse kimseye sonsuza kadar borçlu değildir ve kimse kimseden sonsuza kadar alacaklı olamaz.

Herkes birbirine karşı ama çok ama az, alacaklı ve borçludur.

Sakın kimsenin benim üzerimde hakkı yok demeyin, işte bu “Gerçek yüce yaratıcı benim” diyen firavunluğun başlangıcıdır.

Çünkü bu hep böyle olmuştur. Önce insan kendini kimseye borçlu hissetmez, sonra da herkesten alacaklı konuma geçer ve bitmeyen tükenmeyen bir alacak sevdasına kapılır gider.

Sonuç ne olur…

Tabi ki yüce Allah’ın sünneti olur. Hep böyle olmadı mı?

30 yıl kırk yıl ülkelerini yöneten zalim kralların bir bir döküldüğü bir zamanda bunu daha iyi görebiliyor insan. Sonsuz alacak sonsuz körlük getiriyor. Önce kendine herkesi borçlu ediyorsun, sonra oğluna kızına yedi sülalene.

Hüsnü Mübarek’in son günleri sayılırken dediği şu sözü hiç unutmam “Ben kendimi bu halka ve ülkeye adadım”

Oğluna, kızına borç olsun...!

Peki, bu ülke kendini kime adadı?

Babanın çiftliği gibi yedin yuttun, kırdın döktün, yaktın yıktın, sattın satıldın, , çaldın çırptın, az geldi birde sülalene peşkeş çektin, ülke bankaları almadı yurt dışında istifledin.

Hâla alacaklısın…

Oysa kendini bu ülkeye adadığını zannettiğin günün akşamı, kapında nöbet tutan asker, o sabah bütün halkın borcunu ödemişti. Bir gün sonra sen borçlu oldun haberin yok.

Evet!

Alacak verecek meselesi böyle bir şey.

Aslında bir ömür hep borçlu olmuşsun haberin yok. 30 yıl sonra halk geciken alacağını istiyor vermiyorsun, sonra seni de, sülaleni de tarihin “kendini alacaklı zanneden borçlular” mezarlığına gömüveriyor.

Ne diyeyim?

Darısı diğer alacaklıların başına…

Rahmi Onurşan Rahmani 


Bu Makale 2511 defa okunmuştur

 

Yorum Ekle
 

Yazdır
 

YORUMLAR

New Page 1
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

03/03/2014 - 09:39 Herkesle olup hiç kimsenin rahmetini almadan ölmek

09/03/2013 - 15:19 Dünü bugünüyle “Diyanet’e bağlanma” ve “Merceiyet’ten Fetva”

16/01/2013 - 15:28 Erbein'i Paylaşmak

19/07/2012 - 13:11 Olmadı Hilal Bacım, Olmadı!

29/05/2012 - 17:42 Adın "Ali" ama gözlerin "Muaviye"ye benziyor

02/04/2012 - 01:46 KUTSAL EMANETİ YAŞATAN ALİMLERİMİZİN HATIRASINA

12/12/2011 - 15:59 Ayasofya, Sultan Ahmet ve Hüseyin Çadırı

21/09/2011 - 11:14 SONSUZA KADAR ALACAKLI OLMAK

09/09/2011 - 11:55 ZAFER ANDI

19/08/2011 - 15:53 ALİ ŞİASI

06/08/2011 - 23:23 ÖMER’İN AĞZINDAN ALİ’Yİ ÖĞRENMEK…

21/04/2011 - 13:42 Tasavvuf Aleviliğinden Caferi İmparatorluğuna

12/04/2011 - 03:07 Ayetullah Sistani Ve Başbakan Erdoğan’ın Tarihi Buluşması.

05/01/2011 - 14:04 Erbain'in Tarihteki Yeri?

13/05/2010 - 15:19 Kerbela'da Bir Amerikalı

12/01/2010 - 18:41 İran'ın Yayılmacı Politikası

22/03/2009 - 22:30 Erbein'de Kerbela'ya Yürümek (2)

19/03/2009 - 00:50 Erbein’de Kerbela’ya Yürümek (1)
 

YAZARLAR

Rahmi Onurşan Rahmani

Herkesle olup hiç kimsenin rahmetini almadan ölmek
Mikail Gürel

Sizi Gidi Kamacılar…
Turgut Atam

GADİR-İ HUM’UN TARİHTEKİ YERİ
Kerim Uçar

MÜMİNLERİN NİŞANELERİ
Mir Kasım Erdem

CAN VERME HALİ
Yakup Yaşlak

Aşura; Yeniden Ölmek Mi, Yoksa Yeniden Diriliş Mi?

MULTİMEDYA

ETKİNLİK TAKVİMİ

25 Eylül 2017
Pz Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30

DUYURULAR

ANKET

SİTEMİZİ  NASIL BULDUNUZ
İYİ
KOTÜ
ORTA

Sonuçları Göster

FAYDALI LİNKLER

 
 

Ana Sayfa

Hakkımızda

Ziyaretçi Defteri

İletişim