Siz Aleviler İmam Ali Hareminin (Türbesinin) Güvercinleri idiniz
Uçurdular Sizi Buralardan
Artık Geri Dönme Vaktiniz Gelmedi mi?
Ayetullah Sistani:

Ana Sayfa

Hakkımızda

Foto Galeri

Multimedia

İletişim

Ziyaretçi Defteri

Kategoriler

KATEGORİLER

ÜYELİK

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye Kaydı 
Şifremi Unuttum

BİR AYET

BİR HADİS

FOTO GALERİ

ÇOK OKUNANLAR

 
 
 

 
CİNLER HAKKINDA BİLDİKLERİMİZ
03/10/2011 - 18:35

Mir Kasım Erdem

Allah, düşüne bilen, akıl verdiği, irade sahibi üç varlık yaratmıştır. Bunlar melek insan ve cindir. Cinler, aramızda yaşayan yiyen içen üreyen ama bizlere görünmeyen varlıklardır. Cinler hakkında fazla bir bilgimiz yoktur. Ama onların var olduklarını kur-an bizlere söylemiştir. Kur-an da hakkında ayrı bir süre de gelen bu yaratıklar, İslam dinin üzerinde durduğu konulardan biridir. Bundan dolayı da bizde bu konu hakkında halkımıza biraz bilgi vermeyi uygun bulduk. İşte görülmeyen ama içimizde yaşayan bu yaratıklar hakkında bildiklerimiz.
Cinler Ateşten Yaratılmıştır; Kur-an bizlere cinlerin ateşten yaratıldıklarını söylüyor. (Allah) cinleri coşup kaynayan ateşten yarattı. (Rahman/ 15) bilindiği gibi biz insanları Allah topraktan yaratmıştır. Cinleri ise ateşten yaratmıştır. Ama bizler nasıl ki yaratıldıktan sonra yapımız değişmiş ise yani artık toprak değilsek et ve kemikten oluşuyoruz ise cininde yapısı değişmiş gözle görünmeyen bir yapıya dönüşmüştür. İbliste bir cin idi. Onun için Allah Hz. Adem’i yarattığı zaman iblis onu kıskanmış ve Hz. Adem’in üstünlüğünü kabul etmemiştir. Bahane olarak da Allah’a “beni ateşten onu topraktan yarattın ben ondan üstünüm” demişti. Buradan da anlaşılıyor ki iblis bir cindir ve cin ateşten yaratılmıştır.
Cinlerin Vücut Yapıları; Cinler insanoğlunun göremeyeceği bir yapıları vardır. Çok zarif bir yapısı olan cinler yapılarından dolayı birçok maddenin içinden rahatlıkla geçe bilirler. Öyle ki kilitli kapılardan duvardan geçe bilirler. Bazı hadislerde de geçtiği üzere insan vücuduna girebilir kanının içinde dolaşa bilirler. Böyle olduğu zamanda insan ruhsal bir bozulmaya girer bazen kendisini kayıp eder. Cinler bu yapılarından dolayı insanın giremeyeceği yere girebilirler. Hızları çok fazladır öyle ki dünyanın etrafını dakikalar da dolaşa bilirler. Bundan dolayı bazı insanlar gizli bazı şeylerin yerini cinlerin vasıtasıyla öğrenirler. Konu hakkında geniş bilgiler vereceğiz.
Cinler İnsanoğlundan Önce Yaratılmıştır; Kur-an bizlere iblis’in, Allah ile konuşmasının bir bölümünü anlatıyor orada Allah, bir cin olan iblisinde içinde bulunduğu meleklere yer yüzünde bir insan oğlu yaratacağını, o insan oğlunun cinler ve meleklerden üstün olduğu dolayısıyla insanoğlunun üstünlüğünün kabul edilmesini istedi. Melekler, Allah’a itaat ederek insanoğlunun üstünlüğünü kabul ederken bir cin olan iblis insanoğlunun üstünlüğünü kabul etmedi. Allah’ta onu meleklerin bulunduğu makamdan kovdu. Bu olaydan anlaşılıyor ki cinler insanoğlundan önce yaratılmıştır çünkü iblis bir cindir ve bu olay iblis’in üzerinde geçiyor.
Cinler Düşünürler; Allah’ın akıl verdiği, irade sahibi yaptığı varlıklardan biride cinlerdir. Eğer bir varlık irade sahibi ise yani yanlışı ve doğruyu ayırt edecek gücü var ise o varlık mükellef olur yani istediği gibi davranamaz günah ve sevap, cennet ve cehennem onun için geçerlidir. O da belli kurallara uymalıdır tıpkı insanoğlu gibi. Allah cinlere irade ve akıl verdiği için onlarda mükelleftir. Dolayısıyla onlarında Müslüman’ı kâfiri, iyisi kötüsü vardır hatta cinlerin içinde de mezhep ayrılıkları vardır. Biz insanlara gönderilen hükümler, cinler içinde geçerlidir. Onlarında ibadeti vardır. Onlar da Allah’a karşı itaatkar veya isyankar olabilirler. Dolayısıyla onlardan da cennete ve cehenneme gidecekler vardır. Bu husus kur-an’ın değindiği konulardandır. Kur-an zariat süresinin 56. ayetinde şöyle diyor” ben insanları ve cinleri bana itaat etmesi için yarattım.”
Cinler Gökten Haber Alıyorlardı; Hz. Resulullah’ın dünyaya geldiği güne kadar cinler gökyüzüne yükselir orada meleklerin konuşmalarını dinler ve o haberleri ilişki kurdukları insanlara iletirlerdi. Eskiden kahin denilen insanlar vardı. Bu insanlar cinlerle irtibat kurarlardı, cinlerin vasıtasıyla insanların ulaşamayacağı yerlerde ki haberleri alıyorlardı. Örneğin eskiden iletişim zor olduğu için binlerce kilometredeki ülkede olan haberleri rahatlıkla alıyorlardı. Bunları insanlara söylediklerinde insanlar bu kahinler saygı duyuyorlardı. Aynı şekilde cinler gökyüzünde ki meleklerin konuşmalarını bunlara iletiyorlardı. Ama Resulullah dünyaya geldiğinde artık cinler gökyüzünden kovuldular. Bu kovulmayı kur-an cin suresinde 8-9. ayetinde cinlerin diliyle kısaca şöyle anlatıyor.” Biz (cinler) gökyüzünü yokladık (haber almak için) gökyüzünü bekçilerle ve ışın toplarıyla (korunuyor) bulduk.
Cinler, Yemek Yer Su İçerler; Cinler, dünyada ki diğer varlıklar gibi maddi ve cismani varlıklardır ama vücut yapıları öyle zariftir ki insanlar gözleriyle onları göremezler. Maddi ve cismani varlıklar olduğu için de vücutlarını tıpkı diğer canlılar gibi beslemeleri gerekir, dolayısıyla da yemeye ve içmeye ihtiyaçları vardır. Evet cinler yerler ve içerler. Onların yemekleri insan yiyeceklerine benzer. Cinler insanlardan arta kalanı yerler. Bir hadiste şöyle söylenir; kemiklerin üzerinde biraz et bırakın ki o da cinlerin yemekleridir. Yani kemiklerin dibini köşesini tam yemeyin. Cinler özellikle pirinç pilavını severler, bazen hayvan dışkısı ile de beslenirler. Kısacası insanın ve hayvanın yiyebileceği her şeyi yiyebilirler.
Cinlerin Yaşadığı Yerler; merak edilen konulardan biride cinlerin nerede yaşadıklarıdır. Cinler genelde insanlardan uzak, ayakaltı sayılmayacak yerlerde yaşamayı isterler. Bundan dolayı cinler genelde terk edilmiş eski mezarlıklarda, harabe ve içinde kimsenin yaşamadığı evlerde, hiç geçilmeyen merdiven altlarında, şehir dışındaki bazı mağara ve derelerde yaşamlarını sürdürürler. Cinler insanları rahatsız etmemek için ve insanlardan rahatsız olmamaları ve zarar görmemeleri için onlardan uzak yerde yaşarlar.
Cinler Bazı Şekillere Girerek Görünürler; Cinlerin yapısının zarif olduğunu dolayısıyla da gözle görünmediğini söylemiştik. Ama cinlerin öyle bir yapıları vardır ki onlar isteseler bazı şekillere girebilirler. Bazen bir yılan, akrep, kedi vb. şekillere girebilirler. Bazen de bir insan şekline gire bilirler. Bir hadiste “ her kim kendi kılığının dışında öldürülürse kan parası yoktur.” denilmiştir. Bazı alimler bu hadisi cinler için olduğu şeklinde yorumlamıştır. Dolayısıyla cin akrep veya yılan şeklindeyken siz onun cin olduğunu bilmeden öldürürseniz sizin hiçbir suçunuz yoktur ve o cinin ailesi iyi bir cinse sizden bir hak talep etmeye hakkı olmayıp, kinde güdemez. Ama cinler genelde kısa boylu ortalama 1 metre boyunda, yerden yaklaşık bir karış yukarda ayakları yere değmeyen, insana benzer şekilleri vardır. Onlardan korkmaya gerek yoktur, onlara zarar verilmediği taktirde onlarda insana zarar vermezler.
Cinlerin Erkek ve Dişileri Var; Cinlerde tıpkı insanlar ve diğer canlılar gibi erkek ve dişi olmak üzere iki cins olarak yaratılmışlardır. Kur-an bu hakikati Cin süresinin 6. ayetinde şöyle açıklıyor. “şüphe yok ki erkeklerden bazıları cinlerin erkeklerinden bazılarına sığınıyor” bu ayetten de anlaşılıyor ki cinlerin erkekleri ve dişileri vardır. Dolayısıyla bunların üremeleri çiftleşme yoluyla oluyor. Bazen cinler insanlara yaklaşarak insanlardan kendilerine eş seçiyorlar. Ve bazen insanlardan çocukları dahi olabiliyor. Bu hakikati gerek konu hakkında yazılmış güvenilir kaynaklardan gerek olayı bizzat yaşamış güvenilir insanlardan gerekse bazı bilgilerden edinmiş bulunmaktayız. Şu anda cin ile evli olan veya ilişkiye giren insanlar vardır. Cinler çok uzun süreli örneğin bin yıl yaşaya bilirler. Çünkü yapıları buna müsaittir.
Cinlerin Gücü; Cinler güçlü varlıklardır. Onlar hiç yorulmadan dünyanın etrafını 10 dakikada dolaşabilir insanların kaldıramayacağı eşyaları onlar rahatlıkla kaldıra bilirler. Hz. Süleyman’ın cinleri çalıştırdığı insanların yapamayacağı işleri cinlere yaptırdığı kur-an da anlatılan bir konudur. Hz. Süleyman, inşaat işlerinde, bazı çabukluk ve hız gerektiren işlerde örneğin uzak yerden haber alma gibi işlerinde cinleri kullanıyordu. Sabe denilen uzak bir yerin liderini oturduğu tahtla birlikte saniyeden daha kısa bir sürede Hz. Süleyman’ın huzuruna getiren bir cin idi. Evet günümüzde de bazı insanlar cinlerin bu özelliğinden yararlanarak onları çalıştırıp, onlar vasıtasıyla bazı kayıp olan şeyleri bulabiliyorlar veya yerini öğrene biliyorlar. Tabii ki şunu da belirtmeliyiz ki cin çağırma olayı doğru bir olaydır yani bu olayın hakikati vardır, olabilir ama İslam dini bunun yapılmasını yasaklamıştır. Bazı insanlar bunun ilmini öğrenip bunu yapıyorlar ama bu iş haramdır. Çünkü Allah cinleri bizlerden gizlemiştir onların kendilerine ait yaşamları vardır onların yaşamlarına müdahale iyi bir olay değildir. Ama bir cin gelip de insanla dostluk kurarda ona bazı konularda yardımcı olursa insanda ona bazı konularda yardımcı olursa durum farklı olur bu haram da değildir. Ama cin çağırılması olamaz.


Bu Makale 2669 defa okunmuştur

 

Yorum Ekle
 

Yazdır
 

YORUMLAR

New Page 1
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

15/09/2012 - 00:26 CAN VERME HALİ

15/09/2012 - 00:23 MAZLUMA YARDIM

09/08/2012 - 16:58 KADİR GECESİ NEDİR?

01/08/2012 - 14:12 ORUCU BOZAN ŞEYLER-1

23/07/2012 - 14:50 Hz.PEYGAMBER VE EHL-İ BEYTİN DİLİNDE ORUÇ

29/02/2012 - 13:39 MÜÇTEHİDE BAĞLANMAK

11/12/2011 - 18:18 ALKOLÜN HER İKİ DÜNYADAKİ ZARARI

11/11/2011 - 22:09 CAN VERME ANI VE ÖLÜM MELEĞİ

03/10/2011 - 18:35 CİNLER HAKKINDA BİLDİKLERİMİZ

16/09/2011 - 19:31 DÖRT BÜYÜK MELEK
 

YAZARLAR

Rahmi Onurşan Rahmani

Herkesle olup hiç kimsenin rahmetini almadan ölmek
Mikail Gürel

Sizi Gidi Kamacılar…
Turgut Atam

GADİR-İ HUM’UN TARİHTEKİ YERİ
Kerim Uçar

MÜMİNLERİN NİŞANELERİ
Mir Kasım Erdem

CAN VERME HALİ
Yakup Yaşlak

Aşura; Yeniden Ölmek Mi, Yoksa Yeniden Diriliş Mi?

MULTİMEDYA

ETKİNLİK TAKVİMİ

24 Kasim 2017
Pz Sa Ça Pe Cu Ct Pa
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30

DUYURULAR

ANKET

SİTEMİZİ  NASIL BULDUNUZ
İYİ
KOTÜ
ORTA

Sonuçları Göster

FAYDALI LİNKLER

 
 

Ana Sayfa

Hakkımızda

Ziyaretçi Defteri

İletişim