Affı

Affı

Şahsına ait konularda hoş görülüydü, ama halka, yahut dine ait konularda ilahi konunlar çerçevesinde taviz vermeden gerekeni uygulardı.

Affı
Yerinde affedici olup, üstün ve yüksek ahlaka sahip olması Hazret'in her alanda muvaffak olmasına sebep olmuştur.
Şahsına ait konularda hoş görülüydü, ama halka, yahut dine ait konularda ilahi konunlar çerçevesinde taviz vermeden gerekeni uygulardı.
 Mekke'nin fethinden sonra Kureyş tarafından onca çektiği eziyetlere rağmen, hepsini affetti. Ama Mekke'nin fethi sonrası çok geçmeden, Beni Mazum kabilesinden bir kadının, hırsızlık yaptığı için cezalandırılması gerekiyordu. Kadının taraftarları verilecek cezayı kendilerine aşağılayıcı bir husus görerek ashaptan bazılarını, Peygamber-i Ekrem'in huzuruna cezadan vazgeçmeleri için şefaatçi ve ara bulucu olarak gönderdiler. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) o gün öğleden sonra ashabına şöyle bir konuşma yaptı: "Geçmiş millet ve kavimler ilahi kanunları uygulamada taviz verdikleri için helakete uğradılar. Onlar, zenginlerden biri suç işlediği zaman onu bağışlar, aşağı tabaka sayılanlardan biri suç işlediğinde ise cezalandırırlardı. Andolsun Allah'a ki, -canım O'nun kudret elindedir- adaleti uygulamada, yakınlarımdan olsa bile, hiç kimseye asla müsamaha göstermeyeceğim."[1]


[1] - Sahih-i Müslim c. 5 s. 114

Google+ WhatsApp