Ey Allah Resulü! bana bir amel öğretin ki...

Ey Allah Resulü! bana bir amel öğretin ki...

 

SAADETE ULAŞTIRAN YOLLAR (1)

Berlin İmam Cafer Sadık Camiide kılınan Cuma namazında  Alulbeyt Almanya Müdürü Hüccetu’l İslam Şeyh Kerim Uçar’ın irad ettiği hutbeden kesitler:

Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’a, selat ve selam Muhammed ve onun temiz - pak Ehlibeyti’nin üzerine olsun. Allah’ın laneti ve gazabı, Muhammed ve hanedanına buğz edenlere olsun.

Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

Başta kendi nefsim olmak üzere hepinizi İlahi takvaya, Allah’ın emirlerine sarılmaya ve yasaklarından ise kaçınmaya davet ediyorum.

Allame Meclisi Biharu’l Envar Kitabında İmam Ali Aleyhisselam’dan şöyle nakl ediyor:

Adamın biri Peygamber sallallahu aleyi ve alihi ves sellem’in huzuruna gelerek arzetti. Ey Allah Resulü bana bir amel öğretin ki o amelle; Allah beni sevsin, Allah kulları sevsin, mal ve mülküme bereket insin, sağlıklı ve sihatli olayım, ömrüm uzun olsun ve kıyamet günü sizinle beraber haşr olayım.

Allah Resulu ona şöyle buyurdu: Arzuladığın bu altı şey, altı amelle gerçekleşir.

1) Allah’ın sevgili kulu olmak istiyorsansa, Allah’tan kork ve takvalı ol.

Hadisi Şerifte خوف و تقوی  beraber zikr olunması, her birinin mustakil bir birinde ayrı olduğu anlamında değil. Buradaki atf atfı tefsiridir.

Hakikatte takva korkunun neticesidir.

Allah’tan korkmayan onun emirlerinede tabi olmaz. Allah’tan sakınmayan, Allah’ın kanunlarına boyun eğmez. Korku ve sakınmadan sonra, takva gelmektedir.

Ayet ve Hadislerde korku ve takvanın insanı Allah’a yaklaştırıp ilahi muhabbete götürdüğünü görmekteyiz.

إِنَّ أَكْرَمَكُمْ عِندَ اللَّهِ أَتْقَاكُمْ إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ

Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.[1]

فَإِنَّ اللّهَ يُحِبُّ الْمُتَّقِينَ

Allah sakınanları sever.[2]

Allah Resulu sallallahu aleyi ve alihi ves sellem şöyle buyuruyor:

Allah indinde en değerli kul; Allah’tan en çok korkandır.[3]

İmam Ali Aleyhisselam Nehcü’l Belaga Hutbe 87 de şöyle buyuruyor:

Ey Allah’ın kulları! Allah‘ın kullarından en sevdiği, nefsine karşı Allah’ın kendisine yardım ettiği kişidir. O kimse hüzünü giyinip kuşanmış, korkuya bürünmüştür.[4]

Bu ayet ve hadisleri göz önünde tuttuğumuzda, korku ve Allah’tan sakınmanın insanı saadet ve kurtuluşa götürdüğüne şahit olmaktayız.

Burada şu soruyla karşılaşabiliriz; anneden babadan daha mihriban ve şefkatli olan Allah’tan niçin korkalım?

Bu sorunun cevabını, Peygamber ve Ehlibeyti en güzel şekilde cevaplamıştır.

İmam Ali Aleyhisselam, adamın birisinin yüzünde koru ve hüzün nişanelerini görünce buyurdu: Ne oldu sana bu halin ne? Adam, ben Allah’tan korkuyorum dedi!

İmam Ali Aleyhisselam şöyle buyurdu:  Ey Allah’ın kulu! Günahların ve Allah’ın kullarına zulm eden, zalimlere olan adaletinden kork! Sana farz kılınana itaat et. Allah’a isyan etme. Bunlardan sonra Allah’tan korkma ki, o hiç kimseye zulm etmez.[5]

İmam Ali Aleyhisselam bir başka hadiste şöyle buyuruyor: Size beş şey vasiyet ediyorum; onlar için develerin (çabuk koşsunlar diye) koltukları altına (tabanlarınızla) vursanız da değer mi değer:

a) Hiçbiriniz Rabbi dışında, başkasından bir şey ummasın.

b) Günahından başka bir şeyden korkmasın.

c) Kendisinden bilmediği bir şey sorulduğunda, bilmiyorum demekten utanmasın.

d) Bilmediği bir şeyi öğrenmekten de çekinmesin.

e) Sabırlı olun; çünkü sabır imana nisbetle, cesette baş gibidir. Başla birlikte olmayan cesette hayır olmadığı gibi, sabırla beraber olmayan imanda da hayır yoktur.[6]

Allah’a hüsnü zanda bulunmakta, günahlardan korkmakla olur.

İmam Cafer Sadık Aleyhisselam şöyle buyuruyor:

Allah’a hüsnüzan, ona güvenip ondan korkmaktır.[7]

İmam Ali Aleyhisselam şöyle buyuruyor:

Allah‘ın zulmünde değil nefsinizin zulmünden korkun.[8]

Yüce Allah kendi makam ve katından korkup sakınanları, büyük mükafatla mükafatlandırmaktadır.

وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِ جَنَّتَانِ

Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye, iki cennet vardır.[9]



[1]-Hucurat, 13

[2]-Al’i İmran,76

[3]-Bihar’ul Envar, c 77, s 180

[4]-Nehcü’l Belaga, hutbe 87

[5]- Bihar’ul Envar, c 70, s 392

[6]-Nehcü’l Belaga, Hikmet, 82

[7]- Usul’u Kafi

[8]- Gureru’l Hikem, c 1, s 346

[9]- Rahman, 46

Google+ WhatsApp