Halka Davranışı

Halka Davranışı

Ölüm, gazap ve lanet size olsun ey Yahudi topluluğu, ey maymun ve domuz kardeşleri

Halka Davranışı
Hz. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bir gün bir Yahudi, Resulullah (s.a.a)'in yanına gelerek: "Selamun aleykum" yerine "Sam'un aleykum" (ölüm sana) dedi. Aişe de Resulullah'ın yanında idi. Resulullah (s.a.a) ona: "Aleyke" (Sana da) diye cevap verdiler. Daha sonra başka birisi gelip aynı sözü söyledi. Resulullah (s.a.a) ona da onun arkadaşına verdiği cevabın aynısını verdi. Daha sonra başka birisi geldi, o da aynı sözü söyledi ve arkadaşlarına verilen cevabı aldı. Bu sırada Aişe sinirlenip şöyle dedi: "Ölüm, gazap ve lanet size olsun ey Yahudi topluluğu, ey maymun ve domuz kardeşleri!"
Bunun üzerine, Resulullah (s.a.a) Aişe'ye: "Ey Aişe! Eğer sövüş mücesseme olsaydı, muhakkak kötü bir mücesseme olurdu; yumuşaklık neye bırakıldıysa, onu süsledi ve makamını yüceltti" buyurdu.
Aişe: "Ey Resulullah! Onların sana: "es-sam'u aleykum" (ölüm size) dediğini duymadınız mı?" dediğinde de, Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdular: "Evet duydum, ama onlara verdiğim cevabı da sen duymadın mı? "Aleykum" (size de) diye cevap verdim. Eğer bir Müslüman size selam verirse, ona "Es selamu aleykum" diye cevabını verin, ama eğer bir kafir selam verirse, sadece "Aleykum" söyleyin."[1]
Bahr-us Sakka şöyle diyor: "Bir gün Hz. İmam Sadık (a.s) bana şöyle buyurdu: "Ey Bahr! Güzel ahlak insanı mesrur eder (neşelendirir)." Daha sonra İmam: "Medine halkından hiç birinin elinde olmayan bir hadisi sana nakledeyim mi?" buyurdu. Ben: "Evet buyurun" dedim. Bunun üzerine, İmam (a.s) şöyle buyurdular: "Bir gün Resulullah (s.a.a) camide oturmuştu, Ensar'dan birisinin cariyesi gelip Resulullah'ın elbisesinin bir kenarından tuttu, Resulullah da onun için ayağa kalktı, ama bir şey demedi, o cariye de bir şey demedi. Bu amel üç defa tekrarlandı, dördüncü defasında yine Resulullah (s.a.a) onun için yerinden kalktı, o cariye bu defasında Hazret'in arkasında yer almıştı, derken Resulullah'ın elbisesinden biraz kesti ve dönmek istedi.
Halk o cariyeye: "Allah belanı versin, bu yaptığın iş ne idi? Resulullah'ı üç defa yerinden kaldırdın, hiçbir şey de O'na söylemedin, O da sana bir şey söylemedi, ihtiyacın ne idi?!" dediler.
Cariye cevaben şöyle dedi: "Bizim bir hastamız vardır, hastanın şifa bulması için ailem, Resulullah'ın elbisesinden biraz kesip onlara götürmemi benden istediler. Ben de Resulullah'ın elbisesinden tutup ondan biraz kesmek istediğimde beni görüp ayağa kalktılar, ben de, O beni gördüğü halde O'nun elbisesinden bir şey kesmekten utandım ve O'nunla konuşmak da istemiyordum! Bundan dolayı öyle yaptım."[2]


[1] -Bihar-ül Envar c. 16 s. 258
[2] - Bihar-ül Envar c. 16 s. 264

Google+ WhatsApp