Hicret Öncesinde Kardeşleştirme

Hicret Öncesinde Kardeşleştirme

Resulullah (s.a.a), dayanışmalı bir İslâm toplumuna yönelik bir hareket noktası olarak muhacirleri birbirine kardeş yaptı.

Hicret Öncesinde Kardeşleştirme
Resulullah (s.a.a), dayanışmalı bir İslâm toplumuna yönelik bir hareket noktası olarak muhacirleri birbirine kardeş yaptı. Böylece, hedef alınan İslam toplumun mensupları İslâm'ın yararı ve Allah'ın sözünün yüceltilmesi için tek bir vücut gibi çalışacaklardı. Çünkü Müslümanlar sayısız zorluklarla karşılaşacaklardı ve bu zorlukları aşmak, en yüksek düzeyde bir yardımlaşma ve dayanışma gerektiriyordu.
Bu nedenle Resul-i Ekrem (s.a.a), hicret yolunda atılmış ilk adım olarak muhacirleri birbirine kardeş yaptı. Bu kardeşliğin birleştirici bağı hakka ve hoşgörüye yönelik bir ilâhî iman bağı idi. Bu kardeşlik, Müslümanlar arası ilişkilere kazandıracağı insicam, direniş ve nefsanî sürtüşmelerden uzak kalma refleksinde etkisini gösterecekti. Bu süreçte Hz. Peygamber (s.a.a) Ebu Bekir'i Ömer ile, Hamza'yı Zeyd b. Harise ile, Zübeyr'i İbn-i Mes'ud ile ve Ubeyde b. Haris'i Bilal ile kardeş ilân etti.
Bu uygulama bağlamında Hz. Ali'yi (a.s) de kendine kardeş seçti. Bunun için Hz. Ali'ye: "Senin kardeşin olmamı istemez misin?" diye sordu. Hz. Ali'nin: "Evet; isterim, ey Allah'ın Resulü!" karşılığını vermesi üzerine: "Sen dünyada ve ahirette benim kardeşimsin." dedi.[1]
 
 


[1] - es-Siretu'l-Halebiyye, c.2, s.20; el-Müstedrek, Hâkim, c.3, s.14

Google+ WhatsApp