Hüccetu'l İslam Kerim Uçar: Dine Karşı Herkesin Sorumluluk ve Vazifeleri Vardır.

Hüccetu'l İslam Kerim Uçar: Dine Karşı Herkesin Sorumluluk ve Vazifeleri Vardır.

Bu hafta Berlin İmam Cafer Sadık (a.s) camiinde kılınan Cuma namazında dine karşı olan sorunluluklarımızı hatırlatan Alulbeyt Almanya müdürü Kerim Uçar, dinin insanı saadete götüren ilahi kanunlar olduğunu söyledi.

İslam dininin insanın dünya ve ahiret saadetini temin etmek için geldiğini söyleyen Hüccetu’l İslam Kerim Uçar, bu dini yaşayıp korumanın görevimiz olduğunu belirtti.

Ayet ve hadislerde dinin korunması için çalışanların sevap ve mükafatının peygamberler ve salihlerin mükafatıyla eşit tutulduğunu hatırlatan İmam Cafer Sadık Camii imamı, şöyle konuştu:

Yüce Allah Kuran-ı Kerim’de buyuruyor ki:

De ki: Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, karılarınız, aşîretiniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz alışveriş ve hoşunuza giden evler, sizce Allah'tan, Peygamberinden ve onun yolunda savaş etmeden daha sevimliyse bekleyin Allah'ın emri gelinciye dek ve Allah, buyruktan çıkan kötü topluluğu doğru yola sevk etmez.  (Tevbe 24)

Ayetin buyruğu gibi; Allah’ın adı ve dinin korunması için insan gerektiğinde en yakınlarını, sevdiklerini, malını, mülkünü hatta canını feda etmelidir.

Sözün özü insan her zaman her an din ve değerlerine feda olmaya hazır olmalıdır.

Bu ayetin gerçek imanla ile sahte imanın ölçülerini belirttiğini söyleyen Kerim Uçar, gerçek müminlerin hayatlarından kesitler nakletti.

İslam’ın zengin kültüründen birisinin Hicret olduğunu söyleyen Uçar, hicretin hak yolda hareket ederek kemale ulaşmak olduğunu belirtti.

Alulbeyt Almanya temsilcisi sözlerine şöyle devam etti:

Sadrı İslam’da muhacirler, dinlerini koruyup, yaşayabilmek için evlerini barklarını işlerini bırakıp Mekke’ye gelenlerdir. Ensar ise evleriyle birlikte gönüllerini de onlara açanlardır. Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihat edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır. (Enfal, 74)”

Günümüzde de bu kanun geçerlidir. İnsan dini koruyup yaşayamadığı yerlerden hicret etmelidir. Bu bir ilahi emirdir. Aksi taktirde yarın kıyamet günü meleklere bahane getirmeye çalıştıklarında şöyle cevap alırlar:

Melekler, “Allah’ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!” (Nisa 97)

Namazın ikinci hutbesinde ise İmam Cafer Sadık’ın (a.s) şehadeti dolayısıyla Müslümanlara tesliyet arz eden Uçar sözlerine şöyle devam etti:

Fakih’i A’li Muhammed, varisi ilmullah, Şia mezhebinin kurucusu İmam Cafer Sadık’ın şehadetini başta Kaim’i A’li Muhammed İmam Mehdi Aleyhisselam olmak üzere fakihlerimiz, islam alemi ve siz imam  Sadık (aleyhisselam)Şiilerine tesliyet arz ediyorum.

Ehli Beyt imamları dinin korunmasındaki en güzel örnek ve olgulardır. Her bir peygamber, gerçek halifeleri ve masum imamlar kendi dönemlerinde dinin en büyük savunucuları olmuşlardır. Kimisi İmam Hasan gibi barış yoluyla, kimisi İmam Hüseyin gibi cihat meydanında fedakârlık ederek bu dini bize ulaştırmışlardır. Şehadet arifesinde bulunduğumuz İmam Cafer Sadık aleyhisselam’da ilim ve hikmet meydanındaki fedakarlığıyla dini korumuş ve ihya etmiştir. İmam Sadık’ın ilmi cihat, fedakârlığı olmasaydı belki bu gün din ve Kurân’dan çok az bir bilgiye sahip olacaktık.

Günümüzdeki genç nesiller, okumuşlar, yazarlar ve hatipler bu gün dinin korunması doğrultusunda hidayet önderleri ve onların vekilleri olan fakihlere tabi olduklarını belirten Alulbeyt Almanya temsilcisi, alimlerin de, Ehlibeyt’in güzel ahlakını ve ilmini öğrenip günlük yaşamlarına aktararak müçtehitlerimizin saygınlığını korumaları gerektiğini söyledi

Alulbeyt...

.

Google+ WhatsApp