İmam Hüseyin'in (a.s) Doğumu ve Ona İsim Bırakılması Töreni

İMAM HÜSEYİN’İN (A.S) DOĞUMU VE ONA İSİM BIRAKILMASI TÖRENİ
Esma şöyle diyor:
İmam Hasan’ın (a.s) doğumundan bir yıl geçtikten sonra İmam Hüseyin (a.s) dünyaya geldi. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Esma! Oğlumu bana getir.”
Esma diyor ki: “Ben İmam Hüseyin’i (a.s) beyaz bir beze sardığım halde Resulullah’ın (s.a.a) yanına götürerek O Hazrete verdim. Peygamber (s.a.a) Hüseyin’in sağ kulağına ezan ve sol kulağına ikame okudu. Sonra onu kendi yanına bırakarak ağladı.
Ben Peygamber’in (s.a.a) bu halini görünce: “Annem babam size feda olsun! Neden ağladınız?” diye sordum.
Peygamber (s.a.a): “Bu oğlum için ağladım” diye buyurdu.
Arzettim ki: “Bu çocuk yeni dünyaya gelmiştir!”
Peygamber (s.a.a) buyurdu ki: “Onu zalim bir grup öldürecektir. Allah benim şefaatimi onlara nasip etmesin.”
Sonra şöyle buyurdular: “Ey Esma! Bu sözü Fatıma’ya söyleme! Zira Fatıma bu çocuğu yeni dünyaya getirmiştir.”
Daha sonra Emir’ul-Mümin Hz. Ali’ye şöyle buyurdu: “Oğlumun ismini ne koymuşsunuz?”
Hz. Ali (a.s) şöyle arzetti: “Ya Resulellah! Ben ona isim takmada sizden öne geçmem.”
Peygamber de (s.a.a) buyurdu ki: “Ben de ona isim takmada Rabbimden öne geçmeyeceğim.”
Bu esnada Cebrail nazil olarak şöyle dedi: “Ya Muhammed! Yüce Allah sana selam iletiyor ve buyuruyor ki: “Ali’nin sana olan konumu, Harun’un Musa’ya olan konumu gibidir; şu farkla ki senden sonra peygamber yoktur. O halde bu oğluna Harun’un oğlunun ismini bırak!”
Peygamber (s.a.a): “Harun’un oğlunun ismi ne idi?”
Cebrail: “Şübeyr.”
Peygamber (s.a.a): “Benim dilim Arap’çadır.”
Cebrail: “Onun ismini Hüseyin bırak.”
İşte bundan dolayı Peygamber (s.a.a) onun ismini Hüseyin bıraktı.
İmam Hüseyin’in (a.s) doğumunun yedinci günü olunca, Peygamber (s.a.a) iki alaca koyun kurban kesti. Koyunlardan birinin budunu ve bir dinar (altın para) ebeye verdi. Bebeğin saçını kesti ve o saçın ağırlığında fakirlere gümüş sadaka verdi. Daha sonra onun başına safran ve diğer güzel kokulu bitkilerden yapılan renk sürdü.[1]


[1] - Bihar, c. 43, s. 239

Google+ WhatsApp