Kurân-ı Kerim Nübüvvet Senedidir

Kurân-ı Kerim Nübüvvet Senedidir

Kur'an-ı Kerim, birçok yerde, Allah kelamı olduğunu tasrih ediyor. Yani aynı kelimelerle Allah indinden sâdır olmuş ve Resul-i Ekrem de onu aynı kelimelerle almış ve açıklamıştır.

Kur'an-ı Kerim Nübüvvet Senedidir
Kur'an-ı Kerim, birçok yerde, Allah kelamı olduğunu tasrih ediyor. Yani aynı kelimelerle Allah indinden sâdır olmuş ve Resul-i Ekrem de onu aynı kelimelerle almış ve açıklamıştır.
Kur'an-ı Kerim, Allah'ın bir kelamı olup, beşeri bir kelam olmadığının ispatı için, defalarca Kur'an'ın Allah tarafından indirildiğine inanmayanları onun Sureleri gibi bir Sure getirmeye çağırarak inkârcılara meydan okumuştur. Kuran-ı Kerim kendisinin, her yönden bir mucize olduğunu ve beşer gücünün dışında olduğunu vurgulamıştır.
Nitekim şöyle deniyor:
"Yoksa onu kendisi uyduruyor mu diyorlar? Hayır, inanmamışlardır onlar. Artık buna benzer bir söz getirin meydana sözünüz doğruysa."[1]
Ve yine şöyle buyuruyor:
"Deki; insanlar ve cinler, bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek için bir araya gelseler, bir benzerini getiremezler. Hatta bir kısmı bir kısmına yardım etse bile."[2]
Ve buyuruyor:
"Yoksa (senin için) 'onu uydurdu' diyorlar, öylemi? De ki: 'Öyleyse onun surelerine benzer uydurma on sure meydana getirin, iddianızda samimi iseniz, Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın."[3]
Ve şöyle buyurmaktadır:
"(Senin için) 'onu uydurdu' mu? diyorlar. De ki: Onun surelerine benzer bir sure meydana getirin, iddianızda samimi iseniz. Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın."[4]
Ve yine inkârcılara meydan okuyarak şöyle buyuruyor:
"Kulumuza indire geldiğimiz şeyde (Kur'an'da) şüpheniz varsa ona benzer bir sure getirin..."[5]
Yine ihtilaf ve çelişkinin olmamasıyla inkârcılara meydan okuyarak şöyle buyuruyor:
"Acaba Kur'an'ı düşünmüyorlar mı? Allah katından gayri bir yerden gelseydi onda, birbirini tutmaz birçok şeyler bulurlardı.[6]
Bu gibi meydan okumalarla Allah kelamı olduğunu bildiren ve ispat eden Kur'an-ı Kerim, baştanbaşa açıkça Hz. Muhammed'i (s.a.a), peygamber ve Allah'ın Resulü diye tanıtıyor. Böylece o hazretin nübüvvet senedi haline geliyor. İşte bu yüzden defalarca Allah'ın kelamında yüce peygambere, kendi nübüvvetini ispat etmek için, Allah'ın şahitliğini yani Kur'an-ı Kerim'in nübüvveti açıklamasını delil olarak göstermesi emrediliyor.
"... De ki, sizinle aramda tanık olarak, Allah ve kitap bilgisine sahip olan yeter."[7]
Ve diğer bir yerde ise Allah'ı şahit göstermenin yanı sıra, melekleri de şahit gösteriyor.
"... Fakat Allah sana indirdiğine tanıklık eder ki, onu bilerek indirmiştir. Ve meleklerde tanıklık ederler. Ve tanık olarak Allah yeter."[8] 
--------------------------------------------------------------------------------
[1] - Tur/33-34.
[2] - İsra/88.
[3] - Hud/13.
[4] - Yunus/38.
[5] - Bakara/23.
[6] - Nisa/82.
[7] - Rad/43.
[8] - Nisa/166.
 
 

Google+ WhatsApp