Kurân'ın Mucize Oluşu

Kurân'ın Mucize Oluşu

Kur'an-ı Kerim'in İslam Peygamberi'nin mucizesi olduğuna değinmiştik. Biz burada Kur'an-ı Kerim'in mucize oluş yönlerini inceleme imkânına sahip değiliz.

KUR'AN'IN MUCİZE OLUŞU
Kur'an-ı Kerim'in İslam Peygamberi'nin mucizesi olduğuna değinmiştik. Biz burada Kur'an-ı Kerim'in mucize oluş yönlerini inceleme imkânına sahip değiliz. Çünkü bu konu ciltlerce kitap yazmayı gerektirir. Ancak burada birkaç hususa işaret etmek zorundayız:
Kur'an-ı Kerim, açıkça bütün âleme meydan okuyarak, hiç kimsenin böyle bir kitabı getirme gücünün olmadığını, hatta bütün insanlar ve cinler el-ele verseler dahi, böyle bir şeyi başaramayacaklarını iddia etmektedir. Hatta değil Kur'an gibi bir kitap; onun sûrelerine benzer on sûre, daha ötesi, onun birkaç ayetlik küçük sûrelerine benzer bir küçük sûreyi dahi getiremezler buyuruyor.
Allah Teala şöyle buyuruyor: "De ki: Andolsun, bu Kur'an'ın bir benzerini ortaya koymak üzere, ins-ü cin bir araya da gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler."[1]
Yine Allah Teala şöyle buyuruyor: "Yoksa "Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin."[2]
Yine Allah Teala şöyle buyuruyor: "Yoksa onu (Kur'an'ı) Muhammed uydurdu mu diyorlar? De ki: Eğer siz doğru iseniz Allah'tan başka gücünüzün yettiklerini çağırın da (hep beraber) onun benzeri bir sûre getirin."[3]
2- Kur'an-ı Kerim ilk baştan kendisine muhalefet edenleri mübarezeye davet etmiştir. Dolayısıyla onların böyle bir kitap veya bir kısmını getirememeleri ve ondan aciz olmaları bu kitabın, Hak Teala tarafından olduğunun en güçlü delilidir.
Allah Teala şöyle buyuruyor: "Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüphe duyuyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz, Allah'tan gayri şahidlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın. Bunu yapamazsınız. -ki elbette yapamazsanız- yakıtı, insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş kafirler için hazırlanmıştır."[4]
3- İslam tarihi şunu göstermektedir ki; Hz. Peygamber (s.a.a)'in peygamberliğinin başından bu yana iç ve dış düşmanlar her an için, İslam dinini yok etmek ve bu ilahi nuru söndürmek için, bir an olsun boş kalmamış ve ellerinden gelen tüm çabaları sarf etmişlerdir. Hatta günümüzde dahi İslam'ı kendileri için, en büyük tehlike olarak gören dünyanın büyük güçleri bütün ciddiyetle, bu dini ortadan kaldırabilmek yolunda, ellerinden gelen sinsi planları yapmaktan geri kalmamaktadırlar. Düşmanlarının bütün bu çabalarına rağmen, onların Kur'an-ı Kerim'in karşısında aciz kalmaları, bu kitabın ilahi kaynağa dayandığını kanıtlamaktadır.
4- Kur'an'ın muhaliflerini aşağılaması ve onları mücadeleye davet etmesine bakılacak olursa, onunla mücadele etmenin en kolay, en az masraflı ve en etkili yolunun, onun benzerinin getirilemeyeceği iddiasını, onun ayarında benzeri bir kitap ortaya koyarak yere sürmek olduğu açıktır. Oysa, Kur'an'ın bu çağrısından bin dört yüz yıldan fazla bir zaman geçmesine, Arap ve gayri Arap milletleri içerisinde Kur'an'a muhalif, bunca dahi insanların ortaya çıkmasına rağmen, onların bu iddiaya cevap vermekten aciz kalmaları, Kur'an'ın Allah tarafından olduğunu kanıtlamaktadır.
5- Din ve dil uzmanları, şimdiye kadar hiçbir kimsenin Kur'an'la ölçüşebilecek bir kelamı veya kitabı ortaya koyamadıklarını ve bu işe teşebbüs eden herkesin ise, rezil olmaktan başka bir şey elde edemediğini belirtiyorlar.[5]
Bütün bunlar, Kur'an-ı Kerim'in Allah Teala tarafından peygamberine gönderilmiş olan, ilahi bir mucize olduğunu kanıtlamaktadır. Demek ki, Resulullah'ın (s.a.a) getirmiş olduğu Allah'ın bu vahyi, karşı koyulması imkansız olan, kıyamete kadar baki kalacak en büyük mucizedir.


[1] - İsra, 88
[2] - Hud, 13
[3] -Yunus, 38
[4] - Bakara, 23, 24
[5]  Bu konu hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen şu kitaplara bakabilir: Tebersi El-Beyan fi-Tefsir-il Kur'an, Ayetullah Hoi Nefehat-ül A'caz

Google+ WhatsApp