Son Peygamber

Son Peygamber

Biz, Hatem-ül Enbiya Hz. Muhammed-i Mustafa (s.a.a)'in Allah Teala'nın son peygamberi olduğuna inanıyoruz.

SON PEYGAMBER
Biz, Hatem-ül Enbiya Hz. Muhammed-i Mustafa (s.a.a)'in Allah Teala'nın son peygamberi olduğuna inanıyoruz. O Hazret'ten sonra kıyamete kadar hiçbir peygamber gelmeyecektir. İslam Peygamberi'nin peygamberlerin sonuncusu olduğu gerçeği İslam dininin zaruriyatındandır. Bir insanın bu inancı reddedip de İslam dininde kalması imkansızdır; kim, bunu inkar ederse, İslam dininden çıkar.
Allah Teala Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat O, Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir."[1]
Allah Teala bu ayette Hz. Resulullah (s.a.a)'in son peygamber olduğunu açıkça belirtmiştir.
Yine Allah Teala şöyle buyuruyor: "...Bu Kur'an bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyedildi..."[2]
Bu ayet-i kerime, Kur'an-ı Kerim'in ulaştığı herkese bir ilahi hüccet olduğunu beyan etmek hasebiyle, Hz. Resulullah (s.a.a)'in dininin cihanşümul olduğunu belirttiği gibi, İslam dininin kıyamete kadar devam edeceğini, dolayısıyla da ondan sonra hiçbir dinin gelmeyeceğini ortaya koymaktadır.
Hz. Resulullah (s.a.a)'in son ilahi peygamber olduğunu belirten birçok diğer ayetler de vardır. Fakat bizim maksadımız ihtisar olduğundan onlara değinmiyoruz. İsteyenler, konu hakkında yazılmış olan geniş kitaplara müracaat edebilirler.
Hadislere gelince; Hz. Resulullah (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları'ndan gelen yüzlerce hadis, Hz. Resulullah (s.a.a)'in son ilahi peygamber olduğunu ve İslam dininin kıyamete kadar baki kalacak son ilahi din olduğunu daha açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Biz burada onlardan sadece bir kaçına işaret edeceğiz.
Bu hadislerden biri, hem Ehl-i Beyt, hem de Ehl-i Sünnet kaynaklarında mütevatir olarak nakledilen Menzilet hadisidir. Bu hadis gereğince, Hz. Resulullah (s.a.a), Tebük savaşına giderken, Hz. Ali'den Medine'de kendi yerinde kalmasını ister. Hz. Ali (a.s)'ın ise, bazı istemezlerin dedikodularından üzülmesi üzerine, ona: "Sen bana nispet, Harun'un Musa'ya nispet olan mevkiinde olmak istemez misin? Ancak benden sonra peygamber gelmeyecektir" buyuruyor.
Bu hadis-i şerifte Hz. Resulullah (s.a.a), açıkça kendisinin son ilahi peygamber olduğunu ve artık kendinden sonra peygamber gelmeyeceğini belirtmiştir. Bu hadisin, aynı zamanda biz Ehl-i Beyt dostlarının inancı olan, Hz. Ali (a.s)'ın imametinin de delili olduğundan, bu hadisin senedi ve çeşitli nakilleriyle ilgili olarak kitabımızın "İmamet" bölümünde geniş olarak bahsedeceğiz. İsteyenler oraya müracaat edebilir.
Yine Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Benim helalım kıyamet gününe kadar helaldir, haramım da kıyamet gününe kadar haramdır."[3]
Görüldüğü üzere; bu hadis de, Hz. Resulullah (s.a.a)'in şeriatını neshedecek bir şeriatın kıyamet gününe kadar gelmeyeceğini belirtmektedir.
Yine Hazret şöyle buyurmuştur: "Benim benden önceki peygamberlere olan misalim, aynen güzel bir ev yapıp da sadece bir köşesinden bir kerpiç eksik bırakan kişinin binasına benzer ki, insanlar o evin etrafını dolaşır, güzelliğinden hayret ederek; "Keşke o kerpici de koysaydı" derler. İşte ben peygamberler binasının o kerpiciyim, ben peygamberlerin sonuncusuyum."[4]
Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah Teala Hz. Muhammed'i peygamberlerin boşluğu yaşandığı, kargaşaların ve ihtilafların yükseldiği bir dönemde peygamber olarak gönderdi. Onunla peygamberlerine son verdi ve vahiy kapısını kilitledi."[5]
Hz. Ali (a.s) Hazret'e gusül verirken de şöyle buyuruyordu: "Babam, anam sana feda olsun. Senin vefatınla öyle bir şey kesildi ki, senden önce hiçbir kimsenin ölümü ile o kesilmemişti. Senin vefatınla nübüvvet ve semavi haber kapısı kapandı."[6]
Hz. İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Muhammed (s.a.a)'in şeriatı, kıyamet gününe kadar neshedilmeyecek ve O'ndan sonra kıyamet gününe kadar bir peygamber gelmeyecektir."[7]
Yüzlerce bu gibi hadisler mütevatir olarak nakledilmiştir. Bütün bu hadisler, Hz. Resulullah (s.a.a)'tan sonra bir ilahi peygamberin gelmeyeceğini açıkça ortaya koymaktadırlar. O halde Hz. Resulullah (s.a.a)'tan sonra kim peygamberlik iddiasında bulunursa, kesinlikle en büyük yalancı, Allah'a iftira eden ve Allah'ın lanet ettiği kişidir.
Söz buraya gelmişken, Hz. Hatem-ül Enbiya Muhammed-i Mustafa (s.a.a)'in yüce makam ve güzel ahlakına kısaca bir göz atmanın biz aciz insanlara yararlı olacağına inanıyoruz.


[1] -Ahzâb, 40; "Hatem" bitirme ve sonuçlandırma vesilesine denir. Yüzüğe de "Hatem" denilmesinin sebebi, eskiden mektup ve benzeri şeylerin sonunun onunla mühürlenmesidir.
[2] - En'am, 19
[3] -Biharu’l Envar, c. 2 s. 260
[4] - Sahih-i Buhari, c. 4 s. 226, Müsned-i Ahmet c. s. 398 vs.
[5] -Nehcu’l-Belağa 129. hutbe
[6] - Nehcu’l-Belağa, 130. hutbe
[7] - Uyun-u Ahbar-ur Rıza, c. 2 s. 80

Google+ WhatsApp